hayatta kalma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatta kalma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ISTAKOZ - DİSTOPİK GELECEK KURGUSU

ıstakozıstakoz. gelecekte gücün kimin olacağına dair distopik bir bakış açısı.

filmde bugün bildiğimiz ve alışılagelmiş şehir hayatının kurallara bağlı olarak yalnızca evli çiftlere hak ya da imtiyaz olarak sunulduğu bir süreç anlatılır. evlilik belgeleri yanlarında olduğu sürece dünyanın her yerine gidebilir her türlü nimetten yararlanabilirler. meslek seçimlerinin nasıl yapıldığı yaşam biçimlerine kimin karar verdiği konularında ayrıntı verilmese de hayatın akışının aynı düzende devam ettiğini söylemek yanlış olmaz.

evli olmayanlar ya da eşi ölenler için iki seçenek vardır. bir tanesi eş bulma oteline gitmek. bu otelde 45 gün içinde her türlü hizmetin karşılanırken kendine bir eş bulmak zorundasın. eş olması için kimseyi zorlayamaz ya da otelde kaldığın süre boyunca kimseyle herhangi bir cinsel aktiviteye girişemezsin. eğer 45 günün sonunda hala eş bulamamışsan dilediğin bir hayvana dönüştürülüp doğaya salınırsın. burası işin fantastik kısmı. son dilek hakkının gerçekleştirilmesi. tanrı olmak ya da tanrıyı oynamak.

ikinci seçenek ise kaçmak. ormanda şehirlerin dışında yaban arazide kendi başına ya da bir gurupla birlikte yaşamak. bir nevi özgürlük. dezavantajları doğadaki yaşam döngüsünü bilme ve hayatta kalma becerilerine sahip değilseniz kalabalıklar içindeyken bile yalnız olduğunuz için pek şansınızın olmaması. bir de otelde sahip olduğu 45 günlük süreyi uzatma şansına sahip olabilmek için oteldekilerin sizi avlaması. avladıkları her kişi için artı bir gün kazanıyorlar oluşu. ayrıca filmdeki kendilerine yalnızlar diyen bu gurubun kendine has kurallarının olmasından dolayı da işler beklenmedik bir hal alıyor.

colin farrelltelefon kulübesi filmindeki performansını beğeniyle hatırladığımız ve daha sonra nedense hollywood un herhangi bir marvel karakterine uygun bir rol biçemediği belki irlandalı olduğu içindir colin farrell filmin açılış sahnesinden eşi öldüğü için otele gelen ve bütün ayrıcalıkları elinden alınmış yıllardır yaşadığı şehir hayatına belki bir daha kavuşamayacak olmanın verdiği tedirginlik ve içindeki küçük kırık bir umutla olmadı ıstakoz a döner 100 yıl yaşarım inancıyla bir yalnızdır. ilerleyen zamanla 45 günlük süresi dolmak üzereyken oteldeki kadınlardan birini kendisiyle evlenmeye uygun olduğu vaadiyle kandırarak ikna eder ilerleyen birkaç gün içerisinde kadın colin farrell ın kendisine yalan söylediğini anlar ve onu otel yönetimine şikayet etmek için harekete geçer. bu esnada kadın colin farrell ın daha önceden köpeğe dönüştürüldüğünü öğrendiğimiz kardeşini öldürür ve colin farrell kadının kendisinin şikayet etmesini izin vermez. kadını hayvan dönüştürme odasına kapatır daha sonra otelden kaçar ve ormandaki yalnızların arasına gider. yalnızların arasında yalnızların kurallarını öğrenir yalnızların da ikili ilişkiye olumsuz baktıklarını flörtü yasakladıklarını ama karşılıklı sohbet konusunda herhangi bir sınırlamaları olmadığını öğrenir. tıpkı kendisi gibi miyop rahatsızlığı olan rachel weisz ile tanışır çift birbirine aşık olur ama bunu topluluktan gizlemek zorunda kalırlar. topluluğun lideri olan kadın ikili arasındaki yakınlaşmayı fark edince rachel weisz ı göz doktoruna muayeneye götürdüğünü söyleyerek doktorun onu kör yapmasını sağlar ve ormana geri döndüklerinde kadına kendisini kör ettirdiğini söyler. colin farrell bu duruma ne tepki vereceğini bilemese de gelişen zaman içinde kadınla birlikte topluluğun içinden uzaklaşmaları gerektiğini fark ederler. colin farrell liderin rachel weisz a yaptığı kötülükten dolayı onu kazdığı bir mezarın içine bırakarak köpeklere yem yapar ve rachel weisz ile birlikte şehre doğru kaçarlar.

ıstakoz

oyunculukların yine tavan yaptığı colin farrell yaşayan bir bünyeye daha anlam kattığı beynimizde siyah bulutların dolaşmasına olumsuzlukların kümelenmesine neden olan film kimse için umut kalmadığını her kişinin vadesinin eşine bağlı olduğunu beyan ederken ikilinin bir restoranda karşılıklı otururlarken colin farrell ın rachel weisz için gözlerini feda edeceğini söylemesiyle ve elinde bıçakla tuvalete doğru gitmesi ile son bulur.

ÖZET: BİR ELİN NESİ VAR İKİ ELİN SESİ VAR.

ÖLÜMCÜL TAKİP - İYİLER DAİMA KAZANIR BİR FİLM DAHA

ölümcül kaçışölümcül kaçış. isim çevirisi de kendisi kadar kötü olan oyuncuların bile bitse de gitsek diyerek vakit geçirdikleri kutsal amerikanın yeniden kurtarıldığı aksiyon içerikli tıraş film.

oyuncu kadrosu olarak bakıldığında beğenilmesi olası bir film olmasına rağmen zaten yapımcılar da filmin tutmicanı anlamışlar da içeriye bu kadar ünlüyü doldurmuşlar şeklinde sırıtmaktadır. elden düşme bir 007 james bond olan pierce brosnan ve 5. elementten sonra zombilerle boğuşmaktan başka film çekmemiş milla jovovich yanlarına hollywood da aç kalmış iş olsun çamurdan olsun diyen ne kadar oyuncu varsa toplamış doluşmuşlar.

afganistanda amerikan ordusunun kutsal demokratikleştirme görevlerini ifa ederken esir düşen iki askerden birinin babasının ingilterede amerikan büyükelçiliğinde vize verme üst görevlisi olarak ki tesadüfün de böylesi çalışmakta olmasıyla nedense çok düşman edinmiş amerikadan intikam alma isteğiyle yanıp tutuşan bir avuç insanın bir araya gelip bu görevliye şantaj yapması ile film açılış yapar. gerisini anlatmasam da zaten belli olan senaryoda birkaç iyi adam ve bir de en kötü adam kadrosundaki karakterlerin marifet sergileme yarışı başlar.

alman bir kimyacının ingiltereden amerikaya vizesiz uçmaya çalışmasıyla nasıl bi salaklıksa artık ya bi de alman yani vize işlemlerinin sıkılaştırılması ve işin başına ehli bir zatın getirilmesi 11 eylül sonrası amerikanın bir tedbiri oluverir. bu kişi öksüz yetim ama çooook zeki yüksek lisansını londrada yapmış güya londra yı avucunun içi gibi bilen milla jovovich ten başkası değildir.

pierce brosnanamerikadan intikam almak için bir araya gelmiş adamlar derneği üyelerinin sonuncusunun vize işlemleri nedense bu gaciya denk gelir ve arkadaş kıllanır. oğlu düşman hattında olan ve şantaj edilen ihtiyar emmi olaya el koyaraktan gacıyı devre dışı bırakıp vizeyi onaylar. bu arada işi yokuşa süren ve çorap söküğünün ucundan tutarak gitme sana muhtacım diyebilecek vize görevlilerinin fişini çekmek de saatçi lakaplı filmin en kötü adamı durumundaki eski bond pierce brosnan amcaya düşer. karizmasından bir şey kaybetmemiş olarak bu kez kurtarmak değil öldürmek işinde ustalaşmış pierce amca yaptığı bombe sayesinde herkesi temizler ancak milla jovovich kurtulmayı başarır. olaylar milla jovovich in terörist eylemlere karıştığı ve vizeleri onayladığı yönünde manipüle edilerek halka servis edilir ve milla teyzenin infazı istenir.

elini attığı her dal kuruyan kime gitse kapılar yüzüne çarpan çooook zeki olmasına rağmen olayları çözmekte dedektif gadget tan bile daha yavaş kavrama becerileri sergileyen londra yı avucunun içi gibi bilmesine rağmen metroda kaybolan hadi son bir umut diyerek oğlu yakalanmış memur amcanın evine giden milla teyze orada arkadaşıyla karşılaşıp umudunu tazeler ve bir tabur askerin içinden kuş uçsa avlamak için emir almış terör ihbarı nedeniyle teyakkuzda olan amerika büyük elçiliğine girer ve amerikaya gidebilmek için kendisine pasaport aşırıp elini kolunu sallaya sallaya oradan uzaklaşır.

milla jovovichfilm boyunca hiçbir yeteneğine şahit olmadığımız milla jovovich amerikaya gelip yılbaşı gecesinde times meydanında milyon kişinin ölümüne neden olması için planlanmış bombayı durduracaktır. hakkında film boyunca o kadar fazla bilgi öğrendiğimiz ama bu bilgilerin hiç birinin karşımıza işe yarar bir şekilde çıkmadığı düşünülürse niye anlattın o zaman bunları demekten kendimizi alamayız.

bombanın inha edilmesi için uzaktan atış yönteminin seçilmiş olması tuzdur biberdir ne varsa ortama ekmiş milla teyze de 50 kat merdiveni bir çırpıda koşarak çıkıp nefes darlığı bile geçirmeden amerikayı bir kez daha kurtarmıştır. film boyunca biri rus biri ingiliz iki adamla kapışarak cüssedir kastır bana yazmaz arkadaş pozlarıyla ayakta kalmayı başaran milla teyzenin yeteneğinin merdiven çıkmak olduğunu düşünmekteyiz.

ingiliz mi5 ve içişleri de işin o kadar içindedir ki kim dost kim düşman hala bulanıklığını korumaktadır. bi anda kendi adamına bile inanmayan anında satış şov yeteneğiyle bizlere wauuuw dedirten filmin sonunda da ilerleyen zamanda kesin madalya takarlar dediğimiz amerikan yetkilileri olmasa zaten film olmazdı. zaten film olmamış. olamamış.

ÖZET: DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN GEL BİZE BAZI BAZI.

DİRİLİŞ - ABD TARİHİ BELGESELİ TADINDA DOĞADA HAYATTA KALMA YÖNTEMLERİ FİLMİ

leonardo dicapriodiriliş. dicaprio abimizin bize vahşi hayatı öğrettiği ayı terbiyecisi rolündeki filmidir. 
united states of patates in yani nam-ı diğer amerikanın sömürgeleştirme ve insan hakları sindirimi konularında başı çektiği dönemin içinden bir hikaye anlatan filmde yerlilerin hor görüldüğü ortamda bir kız sevdim elimden aldı felek türküsünü söyleyerek ortalıkta dolaşan dicaprio yerli sevdiğinden olma oğlunu beyaz ırkın arasında kabul görmesi için yanına almıştır. ancak çikolatanın henüz icat edilmemiş olması ya da avrupadan henüz getirtilip topluma kakalanmamış olması nedeniyle insanların koyu renge önyargılı yaklaşmalarından mütevellit dicaprio nun oğlu da beyazlar arasında pek sevilmez. üstelik siyah sevici olması vesilesiyle dicaprio da çok cana yakın addedilmemektedir. böyle bir ortamda yerlilerin topraklarına olan yağmaya katkıda bulunarak geçinmeye çalışmakta olan baba oğul lemony snicket 'ın talihsiz serüvenler dizisine taş çıkartacak olaylar zinciriyle kışın ortasında doğaya tabi tutulurlar. 

leonardo dicaprioortalıkta cirit atan kafa kazıyan yerlilerden tutun kışın bastırmasının karınlarındaki zilleri harekete geçiren aç kurtlardan kış uykusu için yatak seçimine çıkmış ayılara kadar her nevi mahlukatın bulunduğu ormanda dicaprio abimiz tek başına kimsenin sevmediği oğlunu da geride bırakarak ben diyeyim gezmeye senarist desin ava çıkar. vitrin vitrin dolaşıp son model yataklardan seçmek için günlük doğa yürüyüşlerinin ortasında rastladığı ayı ailesinin anneleri tarafından hacamat edilene kadar hırpalanıp kendisine daimi olarak sırt dekoltesine veda etmesini sağlayacak izler bırakıldıktan sonra son bir gayretle yıkılmadım ayakta olamasam da nidalarıyla çıkarttığı tüfek bıçak allah ne verdiyse artık ayıya dalan dicaprio ne yapıp edip ayının altında kalmayı başararak ayının hakkından gelir ve kendinden geçer. zevkten değil tabi.

sonra her koyunun kendi bacağından asıldığı ölen ölür kalan sağlar bizimdir anlayışının hakim olduğu düzende olunmasına rağmen ormanın kitabını yazmış dicaprio ya muhtaç ekibin geri kalanı ve kıt zekalı oğlu dicaprio yu aramaya çıkar. ayı yavrularını bulunca dicaprio yu da bulup ayının altından çıkartırlar. ayının yüzüne gözüne sırtına boynuna demeden her bir yerlerine bıraktığı hatıraları dikmek ekibin patrouna düşer ve de vicdan azabından karın tokluğuna çalışmaya razı olmak da senaryo gereği oradaki tıfıla düşer. 

leonardo dicapriokara kışın ortasında kimsenin bilmediği bir coğrafyada yaralı bir adamla ilerlemek zor gelince patronun para verecem kim bakacak bu adama demesiylen filmin kötü adamı olma yolunda burun farkıyla ilerleyen ve de neeeyyyy biri para mı dedi inlemesiyle olaya dalan 'il brutto' tıfıl ve oğulla birlikte dicaprio nun gözetim işini üstlenir. ekibin kalanı gider gitmez dicaprio dan kurtulup yola devam etmenin yollarını arayan il brutto dicaprio nun gözü önünde oğlunu öldürüp yerliler geliyo diyerek tıfılı da ayartıp dicaprio yu mezara koyar ve giderler dicaprio yu bırakıp. ölmeden mezara koydular beni türküsünün tınısında öldürmeyen allah öldürmüyor dedikleri bu olsa ki kedi gibi dokuz canlı dicaprio abimiz mezardan sürünerek çıkar ve diriliş başlar. 

leonardo dicapriokarısının hayali yanı başında oğluyla vedalaşıp siyuların kızını fransızların elinden kurtararak hayatta kalma biletini cebine atar. sağ kalmak için çiğ balık da yer çiğ bizon da hatta tarık akan misali atı yarıp içinde de yatar. sonuçta kendisini bulan patron onu kaleye getirdiğinde il brutto çoktan patronun zulasını patlatmış yola revan olmuştur. iki tas çorba içip sabah ayazında sıcak su banyosu yaparak peşine düşen dicaprio sanki 10 gün önce ayının dötünü başını pandiklediği adam değilmiş gibi intikaaaaam nidaları eşliğinde patronla beraber sürek avına başlar. bölgeyi en iyi bilen kişi dicaprio olduğu için hemencecik bulur il brutto yu. amma ve lakin genç patron kafa derisini kaptırır ve şahadete erer. karşılıklı mertsizlik kuralları çerçevesinde kapışan iyi ve kötü birbirlerinin orasına burasına bıçaktır baltadır saptır parmaktır demeden saplayıp durur. son sözü söylemek ortamın ağaları siyulara düşer ki il brutto ikinci kez kafa derisinin yüzülmesi duygusunu yaşar. dicaprio daha önce kaptığı bilet sayesinde ortamdan uzaklaşırken bizlere son bir bakış atar ve şöyle der. eee ne yapacam ben şimdi..

oscar istiyorum

ÖZET: ALMA SİYUNUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE.

ÖNERİ: Eğer bir ayıyla karşılaşırsanız kendinizi savunmak için aşağıdaki videoda olduğu gibi yapın.