CIA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CIA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

QUANTUM OF SOLACE - BEDBAHT BİR BOND PARODİSİ

quantum of solacequantum of solace. 007. james bond. henüz keşfetmedikleri için arka planda çalmadı ama bir teselli ver şarkısı için çekilebilecek önsöz niteliğindeki film.

izlerken ne beklediğinizi az çok bildiğiniz bond filmlerinden hiçbirine benzemeyen hatta hiçbir şeye benzemeyen bir bond filmi. arabalar kızlar ve silahlar üçgeninde dönen bond filmlerinden o kadar uzak ki bu durumu bond un ızdırap içinde yorgunum şimdi bakışlarına bağlıyoruz. araba desen yok. kız desen yok. silah desen yok. eee ne var? filmin başındaki niçin olduğunu ve oraya nerden geldiğimizi anlamadığımız köprü içi araba kovalamacası hariç arabalar boy göstermiyo filmde. zaten aşk acısı iliklerine işlemiş sürekli içen ve önüne geleni dıjın diye vuran uykusuzluktan muzdarip bir karaktere hayat verdiği için bond kızları da ortalıkta değil. silahlar? silahlar? evet. silahlarla ilgili gördüğümüz en önemli ayrıntı bond un yakınındaki elindeki uzanmakta olduğu aklından geçirdiği bütün silahların yere düşmesi. sanki silahlar bile bond dan kaçıyorlarmış gibi bi izlenim var. galiba silah tasarımcısını şutladılar ekonomik kriz nedeniyle işçi sayısında azalmaya giderken.

quantum of solaceyakaladığı ya da peşine düştüğü her karakterin kendisini boynuzlayıp acılara salan dişi ajan etrafında döndüğünü anlamak zaman almıyor ki bond un bunu kendisine itiraf etmesi uzun sürüyor aslında. iç huzur meselesi yine burada da karşımıza çıkıyor. tabi ki herkesin kötü zamanları olur. dibe vurduğu anlar olur. yalnız kalmak ya da yalnız kalmamak için saçma sapan şeyler yaptığı zamanlar olur. süper kahramanlar da hata yapabilir. ama bond. asla. nakka. bond karakterinin geçtiğimiz 30 yılda karşımıza çıkan hiçbir filmde böylesine ezildiğini hatırlamıyorum. acıdım la adama. gocccaaa bond. bitmiş ya la. yani neredeyse kendileri bond olmasa adsız alkoliklere katılıp intihar öncesi konuşmalar yapacak. filmin içinde eski tanıdıklara yeni yüzlere baya ağlanmasından aşikar. 

sonuç teşkilat önce ne yapsak ki ayaklarında bond u ortada bırakıp sonra güveniyoruz tam destek der ve bond kötü adamları yakalar. işleri yoluna koyar. peki iç huzur. onu da filmin sonunda manitayı baştan çıkarıp sonra balıklara yem yapan şahıstan aldığı intikam ilen giderir. içinin yağları erimiş olarak anka kuşu misali küllerinden doğup arınır yoluna devam eder.

quantum of solace

ÖZET: HANÇER YARASI DEĞİL DOMDOM KURŞUNU DEĞDİ.

CASUSLAR KÖPRÜSÜ - CASUSLUĞUN EL KİTABI TEMALI SOĞUK BİR FİLM

casuslar köprüsü
casuslar köprüsü. aslında akademi şaşaa yı sever diye bilmediğimden değil de hani umutlar ölmez temalı ET filminden tanıdığımız sevdiğimiz spielberg yönettiği ve de forest gump filmindeki otistik rolü ve filedelfiya filmindeki gay rolüyle aldığı oscarları hala nişane gibi göğsümüzde duran tom hanks oynadığı için izleyelim dediğimiz casus deyince akla bi brad pitt bi robert redford gelen hafif ya da orta derecede aksiyon beklentisine gark olduğumuz bir film beklerken 15. dakikada uyumamak için gözlerimize sular çarptırdığımız son yıllarda geçmişini basınla paylaşmaya karar veren ve de bünyesindeki kahramanlara haklarını hollywood aracılığıyla vermeyi görev edinmiş cia in kasasından çözülen hikâyelerle oluşturulmuş tipik bir soğuk savaş dönemi filmi.


casuslar köprüsü

döneminin çok kazanan ve buna bağlı olarak da saygı duyulan üstelik güçlü bir hukuk bürosunun ortaklarından olan tom hanks yakalanan bir rus ajanının savunuluyormuş gibi gösterilmesi için kendisine müvekkil olarak verilmesi ile idealist sonradan amerikalı rolüne bürünüp ezdirmem garibi çıkışıyla ülkecek nefretin vücut bulmuş haline dönüşür. durumu kurtarmak için olur da bir amerikalı da rusların eline düşerse takas yaparız diye söyledim yauuww der ve öngörüsü gerçek olur. istihbarat uğruna kendi insanlarını bile hiçe sayan devletlerin sergilendiği filmde abd rusya doğu almanya olmak üzere bir abd pilotu rusya topraklarına düşer esir olur. madem sen söyledin de oldu o zaman pazarlık ve takası da sen yap deyip cia yetkisiyle batı almanya ya gidip henüz abd nin resmi olarak tanımadığı doğu almanya sınırları içerisindeki rusya büyükelçiliğinde pazarlığa girişmek üzere yola çıkar. bu esnada almanya ya hangi akla hizmet bilinmez ekonomi okumaya gitmiş bir üniversite öğrencisinin de doğu almanlar tarafından yakalanması takasa ortak olursak abd bizi tanımak zorunda kalır gibi saf bir heyecanla ortama dalan doğu almanyanın durumu karıştırmasına neden olsa da yer mi amerika çocuğu duruşuyla sonradan amerikalı tom hanks takas gerçekleşmezse bunu ruslara siz açıklamak zorunda kalırsınız diyerek ve de aba altından sopa göstererek hem askeri hem de öğrenciyi takas karşılığı geri alır.

casuslar köprüsü

vay efendim sen misin rus dölünü koruyan nefreti durumundan bir taşla iki kuş koparttın savaşın bağrından sevgisi durumuna ibre değiştiren tom amca öğreniriz ki daha sonra abd nin başka ülkelerle de yaptığı pazarlıklarda görev almış devletini temsil etmiştir.

ÖZET: MADALYALARIM BİÇİM BİÇİM, ÖLÜRÜM ABD İÇİN.