dicaprio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dicaprio etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

THE HATEFUL EiGHT - TARANTiNODAN BİR KANLI WESTERN DAHA

hateful eightthe hateful eight. nefretlik sekiz kişi. hepsi birbirinden deli kana susamış her durumu işine geldiği gibi yaşamaya alışkın 8 pişkin adam. bir de olayların merkezinde bir calamity jane.

açılış sırtındaki yük kendisine yetmezmiş gibi kar kütlesiyle de boğuşan bir isayla başlar. uzuuuuuun süre onu ve onun cidarından yaklaşmakta olan atlı arabayı izleriz. aklımıza nuri bilge ceylan ın uzuuuun süre bir adamın yürüyüşüyle açılan uzak filmi gelir.

zamanın ne olduğunun bir önemi yoktur ki bir siyah ve bir beyaz adam amerikada karşı karşıya geldiklerinde filmlerde ortaya çıkan silah muhakkak patlar durumu gibi bir gerginlik olmasın. filmde ki herkes zaten john rambo gibi tepeden tırnağa silah kuşanmışken bu durum daha da olası bir hal alır ve önce kim ölecek diye beklerken kendimizi bir sabır oyununun içinde buluruz.

kurt russelarabanın içinde uzun zamandır karşılaşmadığımız tango ve cash filminin cash i kurt russel yanında gözünde nedenini çok geçmeden öğrendiğimiz bir morlukla oturan calamity jane vardır. türünün son örneği durumunda filmde karşımıza çıkan çikolata renkli samuel jackson arabaya binmek için silahlarını bir kenara bırakmaya razı olur. soğuktan donmuş 3 ceseti arabanın tepesine nasıl yükledikleri belli olmayan bir süreçten sonra arkalarından kovalayan fırtınadan kaçarlarken kasabanın şerifi ile karşılaşıp onu da yanlarına alırlar.

hateful eightfırtınadan korunmak ısınmak ve beklemek için yol üstündeki bir mekanda konaklamaları gerekir. bütün film bu mekanda geçer gider ve biter. mekanın esas sahipleri ortadan kaybolmuş ve mekanda birbirinden farklı 4 adam bulunmaktadır ki samuel jackson mekanın işletmecilerinin de çikolata renkli olması vesilesiyle sahipleri tanımakta ve ortadan kaybolmalarının sorumlusu olarak mekandaki adamları görmektedir. filmde herkesin kelle avcısı olması suçlu addedilen kişileri yakalayarak geçimlerini sağlaması tarantino nun zincirsiz filmindeki almanı gözümüzün aramasına neden olur ama bu kez kadroya dahil olmamış. di caprio o filmle de oscar alamamıştı. neyse.

samuel jacksonsonradan öğrendiğimiz gerçeklerle birlikte mekandaki 4 kişi calamity jane i kurt russel ın elinden kurtarmak için bir tezgah hazırlamış ancak bir araba dolusu adamın gelebileceğini hesaplamamışlardır. samuel jackson mekandaki adamları sırayla avlarken tarantino filmlerinden alışkın olduğumuz ekstra kan temalı sahneler bize kırmızının tonlarını saçar. herkesin birbirini vurmaya çalıştığı ve son olarak samuel jackson şerif ve calamity jane in hayatta kaldığı dialoglar sürecine geçiş yapılır. kurt russel ın hayalini kurduğu gibi ölmesi gerektiğine kanaat getirdikleri calamity jane i tavandan asarak infaz ederler.

kölelik ırkçılık ve fırsatlar diyarı amerika konularına fazlasıyla dikkat çeken filmde ki kutsal amerikanın çok da kutsal olmadığı ortaya çıkar beyazların sevmediği çikolata renklilerin de meksikalıları sevmemesi ironiktir. her bireyin geçmişinde karşılaştığı davranışı geleceğine taşıdığını anlarız. amerikadaki kuzey güney savaşı ve lincoln vurguları aynı sorunların günümüzde de devam ettiğinin göstergeleri olarak karşımıza çıkar.

quentin tarantinodoksanlarda büyük keyif veren uzun sekanslar iç içe geçmiş konular ve sırasız film zevki ile kendi adını yukarılara taşımış tarantino nun kill bill de yaptığında olay budur tadında beğeni kazandırdığımız ama artık kabak tadı veren kendini tekrar etme durumuna düşmüş olması temcit pilavı gibi sürekli aynı mesajların olaylar dizisinin ve de karakterlerin önümüze koyulması tadı kaçırmış bardağı doldurmuş sabrı taşırmıştır. abartı mizahının kara mizah ile beslenmesi yeter de artar bir haldedir. yeni ufuklara yelken açılsındır artık.

ÖZET: YEDİĞİN HURMALAR GÜN GELİR TIRMALAR.

DİRİLİŞ - ABD TARİHİ BELGESELİ TADINDA DOĞADA HAYATTA KALMA YÖNTEMLERİ FİLMİ

leonardo dicapriodiriliş. dicaprio abimizin bize vahşi hayatı öğrettiği ayı terbiyecisi rolündeki filmidir. 
united states of patates in yani nam-ı diğer amerikanın sömürgeleştirme ve insan hakları sindirimi konularında başı çektiği dönemin içinden bir hikaye anlatan filmde yerlilerin hor görüldüğü ortamda bir kız sevdim elimden aldı felek türküsünü söyleyerek ortalıkta dolaşan dicaprio yerli sevdiğinden olma oğlunu beyaz ırkın arasında kabul görmesi için yanına almıştır. ancak çikolatanın henüz icat edilmemiş olması ya da avrupadan henüz getirtilip topluma kakalanmamış olması nedeniyle insanların koyu renge önyargılı yaklaşmalarından mütevellit dicaprio nun oğlu da beyazlar arasında pek sevilmez. üstelik siyah sevici olması vesilesiyle dicaprio da çok cana yakın addedilmemektedir. böyle bir ortamda yerlilerin topraklarına olan yağmaya katkıda bulunarak geçinmeye çalışmakta olan baba oğul lemony snicket 'ın talihsiz serüvenler dizisine taş çıkartacak olaylar zinciriyle kışın ortasında doğaya tabi tutulurlar. 

leonardo dicaprioortalıkta cirit atan kafa kazıyan yerlilerden tutun kışın bastırmasının karınlarındaki zilleri harekete geçiren aç kurtlardan kış uykusu için yatak seçimine çıkmış ayılara kadar her nevi mahlukatın bulunduğu ormanda dicaprio abimiz tek başına kimsenin sevmediği oğlunu da geride bırakarak ben diyeyim gezmeye senarist desin ava çıkar. vitrin vitrin dolaşıp son model yataklardan seçmek için günlük doğa yürüyüşlerinin ortasında rastladığı ayı ailesinin anneleri tarafından hacamat edilene kadar hırpalanıp kendisine daimi olarak sırt dekoltesine veda etmesini sağlayacak izler bırakıldıktan sonra son bir gayretle yıkılmadım ayakta olamasam da nidalarıyla çıkarttığı tüfek bıçak allah ne verdiyse artık ayıya dalan dicaprio ne yapıp edip ayının altında kalmayı başararak ayının hakkından gelir ve kendinden geçer. zevkten değil tabi.

sonra her koyunun kendi bacağından asıldığı ölen ölür kalan sağlar bizimdir anlayışının hakim olduğu düzende olunmasına rağmen ormanın kitabını yazmış dicaprio ya muhtaç ekibin geri kalanı ve kıt zekalı oğlu dicaprio yu aramaya çıkar. ayı yavrularını bulunca dicaprio yu da bulup ayının altından çıkartırlar. ayının yüzüne gözüne sırtına boynuna demeden her bir yerlerine bıraktığı hatıraları dikmek ekibin patrouna düşer ve de vicdan azabından karın tokluğuna çalışmaya razı olmak da senaryo gereği oradaki tıfıla düşer. 

leonardo dicapriokara kışın ortasında kimsenin bilmediği bir coğrafyada yaralı bir adamla ilerlemek zor gelince patronun para verecem kim bakacak bu adama demesiylen filmin kötü adamı olma yolunda burun farkıyla ilerleyen ve de neeeyyyy biri para mı dedi inlemesiyle olaya dalan 'il brutto' tıfıl ve oğulla birlikte dicaprio nun gözetim işini üstlenir. ekibin kalanı gider gitmez dicaprio dan kurtulup yola devam etmenin yollarını arayan il brutto dicaprio nun gözü önünde oğlunu öldürüp yerliler geliyo diyerek tıfılı da ayartıp dicaprio yu mezara koyar ve giderler dicaprio yu bırakıp. ölmeden mezara koydular beni türküsünün tınısında öldürmeyen allah öldürmüyor dedikleri bu olsa ki kedi gibi dokuz canlı dicaprio abimiz mezardan sürünerek çıkar ve diriliş başlar. 

leonardo dicapriokarısının hayali yanı başında oğluyla vedalaşıp siyuların kızını fransızların elinden kurtararak hayatta kalma biletini cebine atar. sağ kalmak için çiğ balık da yer çiğ bizon da hatta tarık akan misali atı yarıp içinde de yatar. sonuçta kendisini bulan patron onu kaleye getirdiğinde il brutto çoktan patronun zulasını patlatmış yola revan olmuştur. iki tas çorba içip sabah ayazında sıcak su banyosu yaparak peşine düşen dicaprio sanki 10 gün önce ayının dötünü başını pandiklediği adam değilmiş gibi intikaaaaam nidaları eşliğinde patronla beraber sürek avına başlar. bölgeyi en iyi bilen kişi dicaprio olduğu için hemencecik bulur il brutto yu. amma ve lakin genç patron kafa derisini kaptırır ve şahadete erer. karşılıklı mertsizlik kuralları çerçevesinde kapışan iyi ve kötü birbirlerinin orasına burasına bıçaktır baltadır saptır parmaktır demeden saplayıp durur. son sözü söylemek ortamın ağaları siyulara düşer ki il brutto ikinci kez kafa derisinin yüzülmesi duygusunu yaşar. dicaprio daha önce kaptığı bilet sayesinde ortamdan uzaklaşırken bizlere son bir bakış atar ve şöyle der. eee ne yapacam ben şimdi..

oscar istiyorum

ÖZET: ALMA SİYUNUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE.

ÖNERİ: Eğer bir ayıyla karşılaşırsanız kendinizi savunmak için aşağıdaki videoda olduğu gibi yapın.