bond etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bond etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

TENTEN İN MACERALARI: TEK BOYNUZUN SIRRI - SAKLAMA ALTININI DERDİ DÜŞER KOMŞUNA

tentententen in maceraları. tek boynuzun sırrı. spielberg amcanın tenten filmi çekecem ben diye 20 yıl bekleyip birkaç macerasını birleştirerek çektiği animasyon filmi.

mevzu yaratacam diye her ayrıntıdan nemalanan bir konuyla her derde deva tenten biraz daha zeki olsa kim bilir neler yapacaktı ya da kesindi bond olması şapşallığında filme konu olan tek boynuzlu gemi hikayesinin içinde bulur kendini. meşhur kaptanımız haddok la tanışmasına vesile olan olayda kaptanın süper dedesi haddok zamanın korku salmış korsanlarından aşırdığı paraları 3 küçük gemi maketinin içine gizlediği üç şifreyle bulunmaz hale getirmiş ve kendisinden intikam da almak isteyen nice torun torbalağın da peşine düşmesini sağlamıştır. tek boynuzlu gemilerden birini eline geçirmiş kötü adam sakarin ikinciyi de almak isterken o kadar önemli olmasına rağmen el işleri pazarında 3 kuruşa satılmakta olan 2. tek boynuzlu gemiyi tesadüfen gören ve pazarlık yaparak alan tenten e kaptırır sonra da tenten in başına bela olur. tenten de onun başına. araya karışan bir interpol ajanı da tenten i uyarır. o kadar yetenekli bir ajan olduğu anlatılsa da gözümüzdeki imajı bir james bond bir arsen lüpen olamayan marvel in kaslı dünyasında görmeye alışık olmadığımız göbeğiyle hadi canım sen deee dedirten interpol ajanı oracıkta öldürülüverir ve yaaa söylemiştim ben dedirtir bizlere.

tentententen alır tek boynuzlu gemiyi eve gelir ve tabi ki onu takip edenler de onunla birlikte. pencereden eve giren kedi ki kedi bile girebiliyor kapalı pencereden köpekle dalaşırken geminin direğini kırıverirler de direğin içine gizlenmiş şifreli şiir notu kimseye fark ettirmeden kendini komodinin altına atıverir. tenten de dur ben bu işin esrarını çözeceeeem diyerek herkesin peşinde koştuğu uğruna güpegündüz adam vurduğu tek boynuzlu gemiyi oracıkta kendi aciz haline bırakıp kütüphaneye koşturur da sonradan fark eder de ay ben ne yaptım diyerek geri koşar ammaa evi çoktan talan etmişlerdir ve de geminin yerinde yeller esmektedir artıkın. tabi ki de tenten in olayları çözmesinde ki katkıları yadsınamaz köpeği bütün evi dağıttıkları halde geminin üzerinde durduğu komodini çekmeyi akıl edememiş acemi hırsızların kafasına basmayanını görüp tenten in notu bulmasına yardım eder.

tentenkötü adam sakarin ve tayfası notu bulamayınca tenten i kaçırıp koleksiyoncu bir adamdan 3. tek boynuzlu gemiyi almak üzere fas a giderlerken tenten i de yanlarına alırlar. tenten seyahat ettikleri ve işkenceyle notun kendisinden alınmak istendiği gemide kaptan haddok la tanışıp hikayenin aslını öğrenir. bu arada notu bir yan kesiciye kaptırmış tenten ise bedava seyahat hakkını kullanarak 3. tek boynuzlu gemiyi ve notu ele geçirmek üzere sakarin den evvel harekete geçer ancak sürekli alkolün etkisinde olan ve bozuk saatin doğru zamanı gösterme sıklığındaki kadar yararlı olan kaptan haddok yüzünden hep bir adım geride kalır. bir kayıkla başladıkları kaçış yolculuğu kaptanın ısınmak için kayığı ateşe vermesiyle son bulduğunda düşmanlarından ele geçirdikleri uçakla yollarına devam ederlerken denize de düşerler çöle de. çölde kutup ayısına değil ingiliz birliklerine denk gelen hazine avcıları oradan da kurtulup fas a ulaşırlar.

tenten

bi şekilde üç notu da eline geçirmeyi başardığı kısa süre zarfında ay hadi nolur bu kez kafan bassın be tenten yakınmalarımızı duymazdan gelerek notlar üst üste geldiğinde oluşan sayıların enlem boylam olduğunu anlayamazken nice zaman sonra ve nadiren ayık olduğu zamanlarda accık işe yarayan kaptan haddok un sayılarla arasının iyi olmasından mütevellit işi çözerler de oh yaaaaa deriz.

bahsi geçen sayılar coelho nun romanlarından ve de ülker çikolatanın reklamlarından fırlamış gibi kaliteyi uzaklarda arama yatağının altına bak üstüne bastın ayağını kaldır mesajlarıyla dolu olarak süper dede haddok un şatosunu işaret etmektedir filmin en başında karşımıza çıkan. ve de düğümü çözecek son halka yalnızca bir haddok un ilk bakışta farkı fark edebileceği bir bilmeceyle kaptan haddok tarafından çözülür ki bizler kaptanın filmde işe yaradığı nadir zamanlara bir çentik daha atarken dede haddok un kayıp şapkası ortama damlar içinde çil çil altın paracıklarla.


ÖZET: BİR ASLAN MİYAV DEDİ MİNİK FARE KÜKREDİ.

QUANTUM OF SOLACE - BEDBAHT BİR BOND PARODİSİ

quantum of solacequantum of solace. 007. james bond. henüz keşfetmedikleri için arka planda çalmadı ama bir teselli ver şarkısı için çekilebilecek önsöz niteliğindeki film.

izlerken ne beklediğinizi az çok bildiğiniz bond filmlerinden hiçbirine benzemeyen hatta hiçbir şeye benzemeyen bir bond filmi. arabalar kızlar ve silahlar üçgeninde dönen bond filmlerinden o kadar uzak ki bu durumu bond un ızdırap içinde yorgunum şimdi bakışlarına bağlıyoruz. araba desen yok. kız desen yok. silah desen yok. eee ne var? filmin başındaki niçin olduğunu ve oraya nerden geldiğimizi anlamadığımız köprü içi araba kovalamacası hariç arabalar boy göstermiyo filmde. zaten aşk acısı iliklerine işlemiş sürekli içen ve önüne geleni dıjın diye vuran uykusuzluktan muzdarip bir karaktere hayat verdiği için bond kızları da ortalıkta değil. silahlar? silahlar? evet. silahlarla ilgili gördüğümüz en önemli ayrıntı bond un yakınındaki elindeki uzanmakta olduğu aklından geçirdiği bütün silahların yere düşmesi. sanki silahlar bile bond dan kaçıyorlarmış gibi bi izlenim var. galiba silah tasarımcısını şutladılar ekonomik kriz nedeniyle işçi sayısında azalmaya giderken.

quantum of solaceyakaladığı ya da peşine düştüğü her karakterin kendisini boynuzlayıp acılara salan dişi ajan etrafında döndüğünü anlamak zaman almıyor ki bond un bunu kendisine itiraf etmesi uzun sürüyor aslında. iç huzur meselesi yine burada da karşımıza çıkıyor. tabi ki herkesin kötü zamanları olur. dibe vurduğu anlar olur. yalnız kalmak ya da yalnız kalmamak için saçma sapan şeyler yaptığı zamanlar olur. süper kahramanlar da hata yapabilir. ama bond. asla. nakka. bond karakterinin geçtiğimiz 30 yılda karşımıza çıkan hiçbir filmde böylesine ezildiğini hatırlamıyorum. acıdım la adama. gocccaaa bond. bitmiş ya la. yani neredeyse kendileri bond olmasa adsız alkoliklere katılıp intihar öncesi konuşmalar yapacak. filmin içinde eski tanıdıklara yeni yüzlere baya ağlanmasından aşikar. 

sonuç teşkilat önce ne yapsak ki ayaklarında bond u ortada bırakıp sonra güveniyoruz tam destek der ve bond kötü adamları yakalar. işleri yoluna koyar. peki iç huzur. onu da filmin sonunda manitayı baştan çıkarıp sonra balıklara yem yapan şahıstan aldığı intikam ilen giderir. içinin yağları erimiş olarak anka kuşu misali küllerinden doğup arınır yoluna devam eder.

quantum of solace

ÖZET: HANÇER YARASI DEĞİL DOMDOM KURŞUNU DEĞDİ.

SPECTRE - İÇİ BOŞ BİR AKSİYON 007 BOND FİLMİ

james bond
james bond. 007. önünde kendisinden daha genç ergen seksi 21. yüzyıla uyumu tamamlanmış modeller varken ingilizlerin "ohhh no no no biz alaturka severiz" anlayışıyla günümüze devr olmuş ajanların piri kadınların sirenidir.

kadınlar arabalar ve silahlar üçgeninde gezen bi sürü filminden sonra ne bekliyorduk ki bilmem yenisi de yaptılar ve biz de izledik. tahmin edin ne oldu. bütün mevzu yine kadınlar arabalar ve silahlar üçgeninde döndü. sanırsın bermuda şeytan üçgeni.

kişisel bir hesaplaşma olduğu anlatılan sonra nedense dünyanın sonu ile ilgili bir mevzuya dönüşen bir olayın meksika ayağıyla başlar film. her karesinde gözümüze sokulan önemli olan boyu değil işlevi manalı silahlarıyla goccccaaa binayı havaya uçurup ceketinin düğmesi bile açılmadan adam kovalar bizim 007. uçana kaçana sıkaraktan cephanesi hiç bitmeyerekten dolaşır gelir patronun karşısında boyun büker. noldu. nooollduu. işte özel sektörün dezavantajı.


andrew scotto ara bir de ne görelim. kötü adamlığıyla nam salmış kendisini ben kötü adamların napolyonuyum diye tanıtan nuri alço girmesin mi içeri. şaka şaka. onu diyen moriarty. içeri giren de o. haaa bu bir türk filmi olsaydı ki olabilirdi daha az bütçe daha salak mekanlar biraz daha ucuz bir yapım bir de özcan deniz oynasaydı olabilirdi ama olmadığı için nuri alço rolü kapamadı. kim kaptı. c. evet evet. adı c. ekstra havalı di mi. yani düşünün bir. dünyanın ipini çekecek kuvvette bir adamın bütün istihbaratın kralı olan bir adamın bütün derken dünyayı kastediyorum henüz marstan bi şey gelmedi dünyanın diyorum bak. adı neyyy. c. wouuuuwwfffș. yıkılıyo ha.

zaten ilk görüşte aşık olmadıysa kesin düşman olur diye bildiğimiz bond adama ayar olur. bi de hakkında torpille geldi buralara falan denilince kafasında bitirir adamı. bitirir derken umursamaz ve de kaale almaz ama meğerse herifçioğlu ülkerin reklamlarında dediği gibi kaliteyi uzaklarda aramayın tadında simyacıdaki gibi aramaya kendi çöplüğünden başla hesabı köstebeğin yol almışı çıkar. bizim bond da olaya nasıl dahil olduğunu ve de bond un kendisini nasıl bulduğunu hiç anlayamadığımız bir adam sayesinde filme kendisi adına katkı yapacak olan dişiyi aramaktadır.
araba yarışları geleneğine uygun olarak bir aston martin in daha harcandığı kovalamacanın ardından dünyadaki her şeyi bilen ingiliz istihbaratının ulaşamadığı ama google da arasan bulursun mantığıyla basit bir bilgiyi öğrenir ve fas a gider yeni partneriylen. bond şansı burada da karşımıza çıkmakta ve mickey mouse esprisine iki kere gönderme yaparak küçük fare aracılığıyla koordinat düzlemi dersimizi tamamlamış olmanın gururunu yaşamaktayızdır.

daniel craig
trenle seyahat için evden özellikle getirtilmiş kıyafetler ve her ortam için ayrı ayrı bulundurulan güneş gözlükleriyle birlikte silah eğitimi kursu tamamlanarak veliaht irisi düşmanın saldırısı bölümüne geçtiğimizde bütün trenin baştan sonra harap olmuşken kavga arbede ortamı süregelmekte iken daha az önce dolu olan trende kimsenin olmamasına şaşırdık mı. ı ıh.

eyy bond. eyy 007. yaşlanmışın. paslanmışın. adam seni ne dövdü ya la. bi dövdü ya la. anaaam. filmin başında barnaklarıynan göz çıkaran veliaht irisi ayağına dolanan iple trenden havalanınca ne zamandır aralarındaki yakınlaşmanın yatak sahnesine dönüşmesi an meselesi olan çiftimiz arayı kapatmak istercesine yenilen dayakların bile önemi olmadığını öğretir bize. ama işte bond budur. ne olursa olsun ne kadar dayak işkence vs. bunlar teferruat. silah at avrat. olay bu. tabi burada atı aston martin oynamış. halbuki mustang de giderdi.

çölün ortasında ne beklediklerini bilmeden kendilerini birilerinin gelip almasına şaşırmadan işleyen süreçte ortama silahsız dalarak erkekliğin tavanını ifa eden 007 hata yaptığını anladığında kulak bölgesi civarinda delik oluşmuştur bile. çocukluktaki duygusal travmaların kötü adamlar yarattığı teziylen babamı kaptın ben de seni öldürecem ağlașmaları filmin kötü adamı olmak için bile yetersizken aklımızda django daki bol gönüllü alman olarak yer etmiş christoph waltz a hiiiiiiç yakışmaz. yüksek alarmlı saati sayesinde bizi bu iğrenç sahneden ve getirilerinden kurtaran bond açık alandaki vurulamazlık becerisiyle adeta türk filmlerine taş çıkartır. anında helikopterle savaş çığlıkları atarak memleketine dönen 007 filmin 2. kötü adamı konumuna inen c yi afişe eder. c. ah ya. c. ne kadar da hicivli. hem o nasıl bir ölümdür ya. ayağım kaydı 171. kattan düştüm diye bi ölüm mü olur. adama yakışan bu mudur. c. pehhh.


christoph waltz
sonrasında bizim bol yürekli alman yine ölmemiş bond u aşk hayatından yakalamak üzere zaten yıkılması uzun zamandır planlanan eski istihbarat binasına çekmiş binaya bombeler yerleştirmiş ve de patlatmıştır. peki sorarım size. binaya belediyeden yıkım izni çıkalı bu kadar zaman geçmiş olduğu halde hangi yarım akıllı binanın altına tekne bağlar. üstelik bir değil. iki değil. kaç tekne. tekne de bizim fış fış kayıkçı teknelerinden değil ha.
ayriyeten öldürmek için işini sağlama almış bir adam niye 3 dakika diyerek olayı uzatsın bu biiiiir. testere filmi mi lan bu. dişiyi zaten öldürmeyi plânladıysan adamın ruh halini inciterek onu olduğu yere mıhlamak adına niye öldürmedin ikiiiii. hadi öldürmedin bağladın sakladın bond buldu koltuğuna bi patlayıcı yerleştir be abi bu da üüüüç.

mutlu sona ulaşmak için gereken kötü adamın ölmesini görmek mi acaba derken bond un patronunun beylik lafı karşımıza çıkar. öldürme yetkisi aynı zamanda öldürmeme yetkisidir. ve de öyle olur. olmasa bu cümlenin senaryoda işi ne. bond bol yürekli almanı vurmaz. emeklilik dilekçesini yazar. basar gider.

ÖZET: BOND EMEKLİ OLDİ Mİ, ISSIZ ACUN KALDİ Mİ.