sherlock. sherlock holmes hikayeleri anlatan benedict cumberbatch in sherlock holmes u canlandırdığı dizi.
dizi dördüncü sezonunda üçüncü bölümle son buldu. bölümün adı da son sorun du. çok finalsi bir isim olduğunu belirtmeden geçmeyelim.
bir önceki bölümde sherlock her hareketini aslında daha önce varlığını bilmediği kızkardeşinin yönlendirdiğini fark edince acayip bozulmuş kukla mıyım ben feryatlarına başlamıştı. bunun sonucu olarak uzun süredir duygularının esiri olmaya başladığını olaylardaki tekinsizliğinin nesnelliğinin zayıfladığını hoplaya zıplaya debelene yuvarlana söylemiş olmamıza rağmen bu durum son sorunda son sorun olarak karşımıza çıkıyor.
her şeye kadir abisi mycroft un altını ıslatmasını sağlayarak hazırladığı kurguyla başlıyor sahne ve ondan gerçeği öğrenerek kardeşinin peşine düşüyor ki kardeşinin de istediğinin bu olduğuna kafası basmıyor haşin danışman olay çözücü sherlock un.
zayıflamış pas tutmuş yas tutmuş yılmış duygusallaşmış desteğe ihtiyaç duyar olmuş maziyi unutmuş da geleceğe bakar olmuş sherlock kızkardeşi eurus un tutulduğu bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine ava giderken avlanmıştır.
eurus doktor watson mycroft ve sherlock için bir deney pisti hazırlayıp onlarla kedinin fareyle çocuğun kakayla oynadığı gibi oynarken hadi canım yok artık eeeee daha neler breh breh breh demekten kendimizi alamadığımız katıksız özensiz sıkıcı sahneler testere filmi kulvarlarını aratmayacak çeşitlilikte içerik ve derinlik olarak yerli dizilerdeki mevzulara denk sığlıktadır.
sonuç olarak sherlock un içsel yolculuğumu tamamladım aslında ben duygusal bi adammışım tiradıyla bitirdiği finali elinden şekeri alınmış çocuğun öfkesiyle izlerken bir mutlu sona daha yelken açmış olmanın katlanılası sevinciyle boynumuz bükülmektedir.
artık biliriz ki batman ve robin neyse sherlock ve kankaları da odur.
dizinin güzel sürprizi başdüşman moriarty nin eurus a yardım ettiğinin beyanıdır ki kendisini kötü adamların açık ara usain bolt u ilan etmişliğimiz vardır zamanında.
2017 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2017 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MOANA - HAWAİİ DESTANINDAN ASİ GENÇLİĞE
moana. disneyin animasyon dünyasına güçlü kadın karakter olarak kattığı yeni bir yüz.
doğa ana her yere neşe ve hayat saçan sevimli bir tanrıça olarak bir hawaii destanı içinde karşımıza çıkar ki maui adındaki bir yarı tanrı tarafından insanlara iyilik yapmak insanların gözünde kahraman olabilmek için kalbi çalınmış bunun sonucunda da canlılara güvenini yitirmiş öfkenin ve nefretin kurbanı olarak bir canavara dönüşmüştür. maui de güçleri elinden alınarak bir adaya mahkum edilmiştir.
aradan geçen yıllarda doğa ana unutulmuş ve insanlar onun verdiklerine şükretmez hale gelmişlerdir. dönüştüğü canavarın kötülüğü yayılmaya ve her yeri karanlığa sürüklemeye başlamıştır. bu gidişe dur demek için moana okyanus tarafından çalınan kalbi bulması ve maui ye kaybettiği güçleri kazandırarak doğa anayı eski haline döndürmesi için seçilir.
kalbinin sesini dinle temalı müzikal altyapısıyla moana büyükannesinin de gazlamasıyla yola düşer. öncelikli hedefi mauri yi bulmaktır. maui yi bulduktan sonra deniz yaşamı konusunda tecrübeler edinir ve maui yi tanıma fırsatı yakalar. istemeden neden olduğu olayı geriye çevirme fırsatı maui yi yeniden kahraman yapacaktır. birlikte çalınmış kalbi sahibine ulaştırma görevini yerine getirirler ve dünya yeniden eski dengesine kavuşur. mutlu musmutlu son olur.
70 lerde ve 80 lerde kalbinin sesini dinler ve evden uzaklaşırsan ya nuri alço gibiler gazozuna ilaç katar ya coşkun gibiler gözünün yaşına bakmadan gazozunu açar derlerdi.
şimdilerde yeni nesile sürekli kalbinin sesini dinle robot olma sistemin kölesi olma her şey matrix hadi uyan artık deniyor. seçilmiş kişi filmlerinden üretilebilecek ne varsa disney veya hollywood hepsini yaptı sanırım. ve hatta seçilmiş hayvan filmleri bile tükenmek üzere. buna rağmen sistemin ürettiği taşlar yerli yerinde işler tıkır tıkır işliyor çarklar dönüyor.
doğa ana her yere neşe ve hayat saçan sevimli bir tanrıça olarak bir hawaii destanı içinde karşımıza çıkar ki maui adındaki bir yarı tanrı tarafından insanlara iyilik yapmak insanların gözünde kahraman olabilmek için kalbi çalınmış bunun sonucunda da canlılara güvenini yitirmiş öfkenin ve nefretin kurbanı olarak bir canavara dönüşmüştür. maui de güçleri elinden alınarak bir adaya mahkum edilmiştir.
aradan geçen yıllarda doğa ana unutulmuş ve insanlar onun verdiklerine şükretmez hale gelmişlerdir. dönüştüğü canavarın kötülüğü yayılmaya ve her yeri karanlığa sürüklemeye başlamıştır. bu gidişe dur demek için moana okyanus tarafından çalınan kalbi bulması ve maui ye kaybettiği güçleri kazandırarak doğa anayı eski haline döndürmesi için seçilir.
kalbinin sesini dinle temalı müzikal altyapısıyla moana büyükannesinin de gazlamasıyla yola düşer. öncelikli hedefi mauri yi bulmaktır. maui yi bulduktan sonra deniz yaşamı konusunda tecrübeler edinir ve maui yi tanıma fırsatı yakalar. istemeden neden olduğu olayı geriye çevirme fırsatı maui yi yeniden kahraman yapacaktır. birlikte çalınmış kalbi sahibine ulaştırma görevini yerine getirirler ve dünya yeniden eski dengesine kavuşur. mutlu musmutlu son olur.
70 lerde ve 80 lerde kalbinin sesini dinler ve evden uzaklaşırsan ya nuri alço gibiler gazozuna ilaç katar ya coşkun gibiler gözünün yaşına bakmadan gazozunu açar derlerdi.
şimdilerde yeni nesile sürekli kalbinin sesini dinle robot olma sistemin kölesi olma her şey matrix hadi uyan artık deniyor. seçilmiş kişi filmlerinden üretilebilecek ne varsa disney veya hollywood hepsini yaptı sanırım. ve hatta seçilmiş hayvan filmleri bile tükenmek üzere. buna rağmen sistemin ürettiği taşlar yerli yerinde işler tıkır tıkır işliyor çarklar dönüyor.
SHERLOCK - YALANCI DEDEKTİF
sherlock. sherlock holmes hikayeleri anlatan benedict cumberbatch in sherlock u canlandırdığı dizi.
yeni bölümü yalancı dedektifle yeniden karşımıza çıkan sherlock duygusal olarak kendini iyice kaybetmeye başlamış uyuşturucu alışkanlığı kendisini bitip tüketmekte olan bir bölüm önce kaybettiği arkadaşı mary nin yasını tutarken çıkar karşımıza.
mary nin eşi sherlock un tek arkadaşı doktor watson da aynı duygusal tükenmişlikle başa çıkmaya çalışmakta terapistlerle işi yürütmektedir. kızını da iyice boşlamış sanrılarla yaşamaktadır. sherlock tan tek farkı uyuşturucu kullanmıyor oluşu ve daha az zeki oluşudur.
ikili görüşmedikleri için bu durumu çözmek yine sherlock a düşer ancak kendisine bunu gerçekleştirmesi için bir dava lazımdır. mary nin de sherlock a söylediği gibi inanırsa seni kurtarmaya gelir durumunu kullanıp watson ı karışık olaylar içine çekerek kendisini kurtarmaya mecbur bırakır. gözüne kestirdiği bir seri katilin yakalanması için kendisini yakalatması gerekir ki enikonu ölüyor olması gereken bir duruma sokarak kendisini watson ı olaya dahil edebilsindir.
bu esnada olaya dahil olan ve daha önceki sezonlarda hiç karşımıza çıkmamış olan sherlock un bilinmeyen kız kardeşinin bu olaya yön verdiğini öğrendiğimiz finalden sonra insanların davranış ve düşünme biçimlerinden onların geçmişlerine ve geleceklerine yönelik tahminlerde bulunarak olayları kurgulayan ve bu durumdan böbürlenen aşırı zeki sherlockumuzun aslında olayların kendi istediği gibi değil de başkası tarafından yönlendirildiğini fark ettiği anki yüz ifadesini görmek için 4. sezonun son bölümünü keyifle bekliyoruz.
yeni bölümü yalancı dedektifle yeniden karşımıza çıkan sherlock duygusal olarak kendini iyice kaybetmeye başlamış uyuşturucu alışkanlığı kendisini bitip tüketmekte olan bir bölüm önce kaybettiği arkadaşı mary nin yasını tutarken çıkar karşımıza.
mary nin eşi sherlock un tek arkadaşı doktor watson da aynı duygusal tükenmişlikle başa çıkmaya çalışmakta terapistlerle işi yürütmektedir. kızını da iyice boşlamış sanrılarla yaşamaktadır. sherlock tan tek farkı uyuşturucu kullanmıyor oluşu ve daha az zeki oluşudur.
ikili görüşmedikleri için bu durumu çözmek yine sherlock a düşer ancak kendisine bunu gerçekleştirmesi için bir dava lazımdır. mary nin de sherlock a söylediği gibi inanırsa seni kurtarmaya gelir durumunu kullanıp watson ı karışık olaylar içine çekerek kendisini kurtarmaya mecbur bırakır. gözüne kestirdiği bir seri katilin yakalanması için kendisini yakalatması gerekir ki enikonu ölüyor olması gereken bir duruma sokarak kendisini watson ı olaya dahil edebilsindir.
bu esnada olaya dahil olan ve daha önceki sezonlarda hiç karşımıza çıkmamış olan sherlock un bilinmeyen kız kardeşinin bu olaya yön verdiğini öğrendiğimiz finalden sonra insanların davranış ve düşünme biçimlerinden onların geçmişlerine ve geleceklerine yönelik tahminlerde bulunarak olayları kurgulayan ve bu durumdan böbürlenen aşırı zeki sherlockumuzun aslında olayların kendi istediği gibi değil de başkası tarafından yönlendirildiğini fark ettiği anki yüz ifadesini görmek için 4. sezonun son bölümünü keyifle bekliyoruz.
SHERLOCK - TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ KALMAYA
sherlock. benedict cumberbatch tarafından canlandırılan sherlock holmes hikayeleri anlatan dizi.
dizi uzun beklemelerden sonra 4. sezonuna yeni bir bölüm daha çekti. bölümün adı six thatchers. peşinde koşulan katilin peşinde koştuğu altı adet margaret thatcher heykeline gönderme yaparaktan konmuş.
abisi ingilterenin ceo su gibi takıldığı için dokunulmazlığı arşa kadar yükselmiş olan ama kendisine sorsanız mükemmel beyninin hatırına serbest dolaşma adam öldürme soruşturma yapma yetkileri kendisine verilmiş sherlock her zamanki tavrıyla olayları çözme eğiliminde olan beyninin esiri olarak polis teşkilatına yardımcı olmaktadır.
son bölümde evlenmiş olan arkadaşları doktor watson ve eski ajan mary bebek beklemektedirler. olaylar hızlı ve akıcı şekilde gelişir gider. takip etmek için nedensizizdir. sahneler akıcı ve sıkıcıdır.
nice zaman sonra polis müfettişi greg ve sherlock un abisi mycroft sherlock un önüne bir olay koyar. kırılan thatcher heykelleri sonuç olarak bizi eski ajan mary ye bağlar ve heykelleri bulmak uğruna cinayetler de işleyen katilimiz mary nin iş arkadaşı çıkar. birlikte girdikleri bir operasyon sonrası esir düşmüş ve kendisine ihanet edenin mary olduğuna inanmaktadır. katili durdurmak ve yakalamak isteyen sherlock bunda başarılı olamaz ve mary ölür. watson ve sherlock bu duygusal süreci atlatabilecekler mi sonraki bölümlerde göreciyz.
dizinin en tatmin edici anları tiyatro havasında tek nefeste söylenen uzun uzun repliklerdi. sherlock tan duymaya alışkın olduğumuz çıkarımsal betimlemeler hayal kırıklığı yaratan 3. sezondan sonra yeniden karşımıza çıktı ve devamının gelmesi temennimiz.
dizi uzun beklemelerden sonra 4. sezonuna yeni bir bölüm daha çekti. bölümün adı six thatchers. peşinde koşulan katilin peşinde koştuğu altı adet margaret thatcher heykeline gönderme yaparaktan konmuş.
abisi ingilterenin ceo su gibi takıldığı için dokunulmazlığı arşa kadar yükselmiş olan ama kendisine sorsanız mükemmel beyninin hatırına serbest dolaşma adam öldürme soruşturma yapma yetkileri kendisine verilmiş sherlock her zamanki tavrıyla olayları çözme eğiliminde olan beyninin esiri olarak polis teşkilatına yardımcı olmaktadır.
son bölümde evlenmiş olan arkadaşları doktor watson ve eski ajan mary bebek beklemektedirler. olaylar hızlı ve akıcı şekilde gelişir gider. takip etmek için nedensizizdir. sahneler akıcı ve sıkıcıdır.
nice zaman sonra polis müfettişi greg ve sherlock un abisi mycroft sherlock un önüne bir olay koyar. kırılan thatcher heykelleri sonuç olarak bizi eski ajan mary ye bağlar ve heykelleri bulmak uğruna cinayetler de işleyen katilimiz mary nin iş arkadaşı çıkar. birlikte girdikleri bir operasyon sonrası esir düşmüş ve kendisine ihanet edenin mary olduğuna inanmaktadır. katili durdurmak ve yakalamak isteyen sherlock bunda başarılı olamaz ve mary ölür. watson ve sherlock bu duygusal süreci atlatabilecekler mi sonraki bölümlerde göreciyz.
dizinin en tatmin edici anları tiyatro havasında tek nefeste söylenen uzun uzun repliklerdi. sherlock tan duymaya alışkın olduğumuz çıkarımsal betimlemeler hayal kırıklığı yaratan 3. sezondan sonra yeniden karşımıza çıktı ve devamının gelmesi temennimiz.
UZAY YOLCULARI - NE UMDUM NE BULDUM
uzay yolcuları. başlıktan da anlaşılacağı gibi uzayda geçen yolcularla ilgili bir film.
bir başka distopik mi desek ütopik mi desek nere tutsan dökülüyo mu desek bir gelecek kurgulaması daha izlemiş olmak istiyorsanız yanında da teyzelerin günlerinde sergilediği ev yemekleri eşliğinde dram konuşmaları olsun intikam şehvet hırs ihtiras robot olsun istiyorsanız tam size göre. yerli diziler gibi.
film bundan yıllar yıllar sonra dünyanın zenginler ve fakirler hatta fasfakirler olarak iki şekilde yaşanmakta olduğu iğne atsan yere düşmez hale geldiği bu nedenle uçan şehirler imal edildiği bir döneminde yani gelecekte geçmektedir. bu uçan şehirler de yetmemiş olacak ki çok okuyan mı bilir çok gezen mi anlayışıyla dünyadan 200 300 milyon ışık yılı uzaklıklardaki bölgeler keşfedilmiş hatta oralarda dünya benzeri yaşanılabilir gezegenler keşfedilmiş tesislendirilmiş kullanıma açılmış ve bu uzak mesafeler arasında ulaşım hattı bile oluşturulmuş durumdadır. emperyalist kapitalist düzenin zirvesini yapmış olan bir şirket bu işlerden para kazanmakta sınıf farklılıklarını da göz önünde bulundurarak yeni bir dünya yeni bir hayat yeni bir başlangıç sloganıyla insanlara seyahat şansı sunmaktadır. bulunan ilk gezegenden sonra elde edilen devasa gelirle ikinci bir gezegen daha bulunmuş ve kolonileşmeye hız kazandırılmıştır. bulunan bu yeni gezegene gitmek için gerekli süre 120 yıldır. parasını ödeyen her seviyeden insan - zenginler peşin öder fakirler hayatları boyunca taksit öder - yolculuk boyunca son derece ileri ötesi teknoloji ile donatılmış bir uzay gemisinde uyutularak yola çıkmaktadır. gemi rotası önceden belirlenmiş olarak manevraları kendisi yapabilen otopilot sistemiyle hareket ederken beklenmedik (!) bir meteor yağmuru nedeniyle zarar görür ve gemide peşi sıra arızalar baş göstermeye başlar.
ilk olarak uyutulmuş olarak seyahat eden 5000 yolcu ve 258 mürettebattan bir kişi seni seçtim pikaçu yöntemiyle kazara tabiki de uyanır. normalde gezegene varış zamanından 4 ay önce uyanması gereken chris pratt jönümüz durumu 3 4 saat anlamaz ve kız tavlamak için meydana çıkıp da hiç kız olmadığını görünce çakozlar köfteyi. gemideki tek arkadaşı bir robottur ki başlarda insanlara ayar oluyo kesin bi işler karıştıyor gözüyle şüpheli kategorisinde değerlendirdiğimiz karakterdir zaten başka kimse yok kimden şüpheleneceksek. ayrıca robot barmenlik yapmaktadır. jönümüz duruma alışmaya başlamadan önce kendisinin mekaniker olduğunu öğreniyor ve gemide bulduğu bütün malzemelerle kapıları kırmaya çalıştığını görüyoruz. bu gerçekleşmeyince kendini gemide avutmaya içkiye vermeye başlayan chris pratt bir yılı aşkın bir süre gemide ortaya çıkan aksaklıkları gözlemleyerek yiyip içip eğlenerek zaman geçirir ama sürekli azer bülbül gibi yalnızlıktan mütevellit krizlere girer. en son intihar denemesinden de başarısızlıkla ayrılınca tesadüfün de böylesi uyku odalarından geçerken camdan tabut içinde uyuyan prensesi görür ve uyanması için onu öpmeye karar verir. bu noktada kaslarını da gizlemeye çalışmayan balyoz u savurabilen bir birey olduğunu fark ettiğimiz jennifer lawrence karşımıza çıkar. ikili birlikte zaman geçirip birbirlerini tanırlar. aşık olurlar. severler. aradan geçen zaman dişi yolcumuza niçin nasıl sorularını sormayı unutturur. hayatından memnundur.
bir robot olarak kendisinden kıllandığımız sürece tuz biber ekerek insanlardan nefret ediyorum bakışlarını esirgemeyen robotun neden yaptığını tabi ki senaryo gereği hala anlayamadığımız jennifer lawrence a gerçeği söyleme durumu sonrası ikilinin arası açılır. gemi bu süreçte kafayı yer. cozutur. bozulmaya başlar. bir nevi bombaya dönüşür. mürettebattan bir yetkilinin uyanması ve kontrol odalarına giriş yapabilmeleri sayesinde gemiyi onarmayı düşünürler ama kalp yetmezliğinden ölür yetkili kişi. bu yetkili kişi rolünde rolü eline yüzüne bulaştıran matrix ten tanıdığımız laurence fishburne oynamaktadır ki filmde geldiği hızla giden 5 dakikalık bir karaktere hayat verir ikilinin yalnızlığı bozulmasın diye. o ölünce çiftimiz arıza tespiti yapıp sorunları çözmeye çalışırlarken yeniden yakınlaşır ve yollarına devam ederler.
oyuncu seçimleri konusunda kesinlikle hakkını verelim filmin. özellikle ağaç rolü yapan meşeye bayıldım.
uzay yolculuklarının zaman sorununa ilişkin olarak dünyadayken yeni gezegeni nasıl keşfettin rotayı nasıl belirledin giden mesaj bile 19 yılda giderken yolları hesaplayanlarla ilgili tarkan in kimdi kimdi kimdi ah kimdi şarkısı kafamızda dönüp durmaktadır. nasıl bir vizyonu varsa şirketin 250 yıl sonrası için planlama yapabilmekte bir de bunu pazarlamaktadır. takdir edilesi.
uzayda yaşanması muhtemel olaylarla ilgili bir film çekicez giriş paragrafı olmasa olur mu deseler kabul görmüyor demek ki ki illa senaryo uydurup böyle sorularla bizi muhattap ediyorlar.
uzayın gözlemlenmesi anlık fiziksel değişikler ömür yetmezliği uzay yolculuğu gibi bir sürü güzel endişe verici korkutucu heyecan verici yıldırıcı durumu anlatmak istemesinden dolayı film izlenilesidir.
robota değinmeden geçmeyelim. meğerse masummuş. olay tamamen üstün teknoloji geminin yakıt dairesindeki kapak sıkışmasından kaynaklıymış. demek ki henüz robotlar dünyayı ele geçirmeye çalışmıyor.
hologramlar hariç toplam 4 karakterle film çekmek ve de durumları tiyatral bir havada yaşatmak zor iş. oyuncular bunu iyi kotarıyorlar. özellikle ağaç. bu durum hem bütçe açısından ekonomik hem de senaryo açısından gerekli.
bir başka distopik mi desek ütopik mi desek nere tutsan dökülüyo mu desek bir gelecek kurgulaması daha izlemiş olmak istiyorsanız yanında da teyzelerin günlerinde sergilediği ev yemekleri eşliğinde dram konuşmaları olsun intikam şehvet hırs ihtiras robot olsun istiyorsanız tam size göre. yerli diziler gibi.
film bundan yıllar yıllar sonra dünyanın zenginler ve fakirler hatta fasfakirler olarak iki şekilde yaşanmakta olduğu iğne atsan yere düşmez hale geldiği bu nedenle uçan şehirler imal edildiği bir döneminde yani gelecekte geçmektedir. bu uçan şehirler de yetmemiş olacak ki çok okuyan mı bilir çok gezen mi anlayışıyla dünyadan 200 300 milyon ışık yılı uzaklıklardaki bölgeler keşfedilmiş hatta oralarda dünya benzeri yaşanılabilir gezegenler keşfedilmiş tesislendirilmiş kullanıma açılmış ve bu uzak mesafeler arasında ulaşım hattı bile oluşturulmuş durumdadır. emperyalist kapitalist düzenin zirvesini yapmış olan bir şirket bu işlerden para kazanmakta sınıf farklılıklarını da göz önünde bulundurarak yeni bir dünya yeni bir hayat yeni bir başlangıç sloganıyla insanlara seyahat şansı sunmaktadır. bulunan ilk gezegenden sonra elde edilen devasa gelirle ikinci bir gezegen daha bulunmuş ve kolonileşmeye hız kazandırılmıştır. bulunan bu yeni gezegene gitmek için gerekli süre 120 yıldır. parasını ödeyen her seviyeden insan - zenginler peşin öder fakirler hayatları boyunca taksit öder - yolculuk boyunca son derece ileri ötesi teknoloji ile donatılmış bir uzay gemisinde uyutularak yola çıkmaktadır. gemi rotası önceden belirlenmiş olarak manevraları kendisi yapabilen otopilot sistemiyle hareket ederken beklenmedik (!) bir meteor yağmuru nedeniyle zarar görür ve gemide peşi sıra arızalar baş göstermeye başlar.
ilk olarak uyutulmuş olarak seyahat eden 5000 yolcu ve 258 mürettebattan bir kişi seni seçtim pikaçu yöntemiyle kazara tabiki de uyanır. normalde gezegene varış zamanından 4 ay önce uyanması gereken chris pratt jönümüz durumu 3 4 saat anlamaz ve kız tavlamak için meydana çıkıp da hiç kız olmadığını görünce çakozlar köfteyi. gemideki tek arkadaşı bir robottur ki başlarda insanlara ayar oluyo kesin bi işler karıştıyor gözüyle şüpheli kategorisinde değerlendirdiğimiz karakterdir zaten başka kimse yok kimden şüpheleneceksek. ayrıca robot barmenlik yapmaktadır. jönümüz duruma alışmaya başlamadan önce kendisinin mekaniker olduğunu öğreniyor ve gemide bulduğu bütün malzemelerle kapıları kırmaya çalıştığını görüyoruz. bu gerçekleşmeyince kendini gemide avutmaya içkiye vermeye başlayan chris pratt bir yılı aşkın bir süre gemide ortaya çıkan aksaklıkları gözlemleyerek yiyip içip eğlenerek zaman geçirir ama sürekli azer bülbül gibi yalnızlıktan mütevellit krizlere girer. en son intihar denemesinden de başarısızlıkla ayrılınca tesadüfün de böylesi uyku odalarından geçerken camdan tabut içinde uyuyan prensesi görür ve uyanması için onu öpmeye karar verir. bu noktada kaslarını da gizlemeye çalışmayan balyoz u savurabilen bir birey olduğunu fark ettiğimiz jennifer lawrence karşımıza çıkar. ikili birlikte zaman geçirip birbirlerini tanırlar. aşık olurlar. severler. aradan geçen zaman dişi yolcumuza niçin nasıl sorularını sormayı unutturur. hayatından memnundur.
bir robot olarak kendisinden kıllandığımız sürece tuz biber ekerek insanlardan nefret ediyorum bakışlarını esirgemeyen robotun neden yaptığını tabi ki senaryo gereği hala anlayamadığımız jennifer lawrence a gerçeği söyleme durumu sonrası ikilinin arası açılır. gemi bu süreçte kafayı yer. cozutur. bozulmaya başlar. bir nevi bombaya dönüşür. mürettebattan bir yetkilinin uyanması ve kontrol odalarına giriş yapabilmeleri sayesinde gemiyi onarmayı düşünürler ama kalp yetmezliğinden ölür yetkili kişi. bu yetkili kişi rolünde rolü eline yüzüne bulaştıran matrix ten tanıdığımız laurence fishburne oynamaktadır ki filmde geldiği hızla giden 5 dakikalık bir karaktere hayat verir ikilinin yalnızlığı bozulmasın diye. o ölünce çiftimiz arıza tespiti yapıp sorunları çözmeye çalışırlarken yeniden yakınlaşır ve yollarına devam ederler.
oyuncu seçimleri konusunda kesinlikle hakkını verelim filmin. özellikle ağaç rolü yapan meşeye bayıldım.
uzay yolculuklarının zaman sorununa ilişkin olarak dünyadayken yeni gezegeni nasıl keşfettin rotayı nasıl belirledin giden mesaj bile 19 yılda giderken yolları hesaplayanlarla ilgili tarkan in kimdi kimdi kimdi ah kimdi şarkısı kafamızda dönüp durmaktadır. nasıl bir vizyonu varsa şirketin 250 yıl sonrası için planlama yapabilmekte bir de bunu pazarlamaktadır. takdir edilesi.
uzayda yaşanması muhtemel olaylarla ilgili bir film çekicez giriş paragrafı olmasa olur mu deseler kabul görmüyor demek ki ki illa senaryo uydurup böyle sorularla bizi muhattap ediyorlar.
uzayın gözlemlenmesi anlık fiziksel değişikler ömür yetmezliği uzay yolculuğu gibi bir sürü güzel endişe verici korkutucu heyecan verici yıldırıcı durumu anlatmak istemesinden dolayı film izlenilesidir.
robota değinmeden geçmeyelim. meğerse masummuş. olay tamamen üstün teknoloji geminin yakıt dairesindeki kapak sıkışmasından kaynaklıymış. demek ki henüz robotlar dünyayı ele geçirmeye çalışmıyor.
hologramlar hariç toplam 4 karakterle film çekmek ve de durumları tiyatral bir havada yaşatmak zor iş. oyuncular bunu iyi kotarıyorlar. özellikle ağaç. bu durum hem bütçe açısından ekonomik hem de senaryo açısından gerekli.
Etiketler:
2017,
azer bülbül,
bilimkurgu,
chris pratt,
distopya,
emperyalizm,
film,
gelecek,
jennifer lawrence,
kapitalizm,
kurgu,
laurence fishburne,
passengers,
pikaçu,
robot,
sinema,
uzay,
uzay yolcuları,
yolculuk
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










