film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

FANTASTİK CANAVARLAR NEREDE BULUNURLAR - ÇANTADA


fantastik canavarlar
fantastik canavarlar nelerdir, nerede bulunurlar. harry potter ın yazarı j. k. rowling in harry potter kitabında atıfta bulunduğu bir başka kitabına çekilen hollywood filmi.

filmi izlemek için harry potter filmini izlemiş olmak, kitabını okumuş olmak ya da herhangi bir şey bilmek gerekli değil. hatta filmi izlemek bile gerekli değil. hatta... neyse.

bir sürü gazete manşetiyle başlayıp hiçbirini anlamadan oradan oraya savrulup bilmem hangi yılın new york unda buluruz kendimizi ve tabi ki her amerikan filminde olduğu gibi özgürlük heykeli beliriverir karşımızda. gümrükten geçmeye çalışan bir adam vardır ve bavulunun kilidi habire kendi kendine açılmaktadır. adamın gümrükten usulünce geçmeye çalışmasını izleriz ve tabi geçemeyince büyü yapmasını. e madem yapabiliyon niye kuyrukta bekliyon. mal mısın. film boyunca zırt oraya zırt oraya ışınlanırken iyi. amerika gümrüğünde insancıllığın mı tuttu. noldu yani. buradan çıkarılacak mesaj ister müslüman ister büyücü her fani amerikan gümrüğünü tadacaktır.

eddie redmayne tarafından canlandırılan bu şaşkın ama işinde uzman olduğu söylenen canavar terbiyecisi newt scamander amerikaya ilk kez gelen herkes gibi aval aval gökyüzüne bakıp önünde ne oluyor ne bitiyor dikkat etmeden amaçsız ve de körlemesine sokakta ilerlemektedir. o sırada çantası yeniden açılır ve kunduzvari bir yaratık çantadan fırlayıp usta hırsız edasıyla ulaştığı her ziyneti ve de cüzdanı cebine indirmeye başlar. bu esnada gözü bankaya takılan kunduzi altınların ışıltısına dayanamaz ve içeri dalar. çantadan kaçanı kovala gittiği yere kadar atasözüyle tabanları yağlayan newt kunduzu bulacam derken bankanın altını üstüne getirir ve insanların onu kunduzu ve yaptıklarını fark etmelerine neden olur. tabi ki bir ucube olmak diğerlerinden farklı olmak veya görünmek günümüz amerikasında bile suçken o yıllarda suç olmaması ironik olurdu diyerek polisler sanki bütün new york işgal altındaymışçasına ortama doluşur. bankaya pastane açmak için kredi çekmeye gelen fakir ama masum vatandaş kowalski ise şahit olduğu olayların yarattığı şoktan ve her şeyden uzaklaşma dürtüsünden hafızasının silinmesine izin vermeden ortamdan tüyer devr-i alem yapmış newt ın bavulu da yanında olarak.

fantastik canavarlar

olayları izleyen ve eskiden büyücü polisi olan tina bir sürü kanunu çiğneyen canavar terbiyecisini kulağından tuttuğu gibi karakola götürür. onunla ilgilenmezler onu başlarından def ederler ona 5 kilo 250 gram hakaret yağdırdıktan sonra var olan azıcık gururunu da al git diyerek atar yaparlar ve tina da gider. bu noktadan sonra tina dünyayı kurtarsa bile böyle salak bi karakteri kim ipler ki bi daha. peh.

sonra bir bakar ki newt çantalar karışmış. hadiiii. hemen koşup arar bulurlar goccccaaaa new yorkta. anında. gps sistemi dehşet. bir de ne görsünler çanta açık canavarlar kaçık kowalski ısırılmış. bırakıp giderler kowalski ölür. şaka şaka. süper kahraman filmlerinde siviller ölmez. sivil olmayanlar da ölmez. kim ölür. hiç kimse. çünkü her karakter çekilecek bir sonraki film için muhtemel bir adaydır. üstelik adam ısırılmış. nihahahaha...

canavarlarını toplayıp kowalski yi iyileştirip tam eve döneyim artık derken sen de mi bürütüs sen de mi bulaştın bu aleme büyü yapmayan marvel karakteri olmayan bi sen kaldıydın bizim tarafımızda kimse kalmadı yauw dedirterek ekranda arz-ı endam eden erkeğin de gidi de hali colin farrell görünür sopasıyla. meğerse kötü taraftaymış. yüzünü karanlık tarafa dönmüş. duraydım şöyle. gitme diyeydim. coliiiiiiiiin...

colin farrell


şehirde bir kötülük kol gezmektedir. colin onu kullanmak istemekte newt ise ehlileştirmek. john lennon henüz doğmadığından savaşma seviş sözü tarihe mal olmadığındandır ki yine bir iyiyle kötünün siyahla beyazın aydınlıkla karanlığın savaşıdır çıkar ortaya.

ve tabi ki iyiler daima kazanır bilinirliliğinin kozmik yasallaşmışlılığının sonucu olarak iyiler kazanır.

colin i tutuklarlar. ancak newt onun milyon kere fırsat bulup kendisini öldürmemesinden şüphe etmiş ve de durumu çakozlamış olacak ki colin in kılık değiştirmiş halini gözler önüne serer. o da ne.. colin farrell gider johnny depp gelir... eh gari.... höööööhhh.....

johnny depp

altyapıdan adam yetişmeyince futbolcu niyetine sabri reisi oynatan galatasaray ve yeri doldurulamaz ayağına yatıp yerine adam bulamadıkları için philipp lahm ı oynatan bayern münih gibi elde avuçta ne kadar ünlü varsa oynatalım reyting yapsın diye filme dahil etmişler dedirterek final yapan bu filme imza attıkları için hollywood u bir kez daha takdir etmeden geçmeyelim.

gelelim sorumuza.
fantastik canavarlar nerede bulunurlar.
adamın çantasında.
hepsi çantada keklik yani.

MOANA - HAWAİİ DESTANINDAN ASİ GENÇLİĞE

moana
moana. disneyin animasyon dünyasına güçlü kadın karakter olarak kattığı yeni bir yüz.

doğa ana her yere neşe ve hayat saçan sevimli bir tanrıça olarak bir hawaii destanı içinde karşımıza çıkar ki maui adındaki bir yarı tanrı tarafından insanlara iyilik yapmak insanların gözünde kahraman olabilmek için kalbi çalınmış bunun sonucunda da canlılara güvenini yitirmiş öfkenin ve nefretin kurbanı olarak bir canavara dönüşmüştür. maui de güçleri elinden alınarak bir adaya mahkum edilmiştir.

aradan geçen yıllarda doğa ana unutulmuş ve insanlar onun verdiklerine şükretmez hale gelmişlerdir. dönüştüğü canavarın kötülüğü yayılmaya ve her yeri karanlığa sürüklemeye başlamıştır. bu gidişe dur demek için moana okyanus tarafından çalınan kalbi bulması ve maui ye kaybettiği güçleri kazandırarak doğa anayı eski haline döndürmesi için seçilir.

moana

kalbinin sesini dinle temalı müzikal altyapısıyla moana büyükannesinin de gazlamasıyla yola düşer. öncelikli hedefi mauri yi bulmaktır. maui yi bulduktan sonra deniz yaşamı konusunda tecrübeler edinir ve maui yi tanıma fırsatı yakalar. istemeden neden olduğu olayı geriye çevirme fırsatı maui yi yeniden kahraman yapacaktır. birlikte çalınmış kalbi sahibine ulaştırma görevini yerine getirirler ve dünya yeniden eski dengesine kavuşur. mutlu musmutlu son olur.

70 lerde ve 80 lerde kalbinin sesini dinler ve evden uzaklaşırsan ya nuri alço gibiler gazozuna ilaç katar ya coşkun gibiler gözünün yaşına bakmadan gazozunu açar derlerdi.

şimdilerde yeni nesile sürekli kalbinin sesini dinle robot olma sistemin kölesi olma her şey matrix hadi uyan artık deniyor. seçilmiş kişi filmlerinden üretilebilecek ne varsa disney veya hollywood hepsini yaptı sanırım. ve hatta seçilmiş hayvan filmleri bile tükenmek üzere. buna rağmen sistemin ürettiği taşlar yerli yerinde işler tıkır tıkır işliyor çarklar dönüyor.

UZAY YOLCULARI - NE UMDUM NE BULDUM

uzay yolcuları
uzay yolcuları. başlıktan da anlaşılacağı gibi uzayda geçen yolcularla ilgili bir film.

bir başka distopik mi desek ütopik mi desek nere tutsan dökülüyo mu desek bir gelecek kurgulaması daha izlemiş olmak istiyorsanız yanında da teyzelerin günlerinde sergilediği ev yemekleri eşliğinde dram konuşmaları olsun intikam şehvet hırs ihtiras robot olsun istiyorsanız tam size göre. yerli diziler gibi.

film bundan yıllar yıllar sonra dünyanın zenginler ve fakirler hatta fasfakirler olarak iki şekilde yaşanmakta olduğu iğne atsan yere düşmez hale geldiği bu nedenle uçan şehirler imal edildiği bir döneminde yani gelecekte geçmektedir. bu uçan şehirler de yetmemiş olacak ki çok okuyan mı bilir çok gezen mi anlayışıyla dünyadan 200 300 milyon ışık yılı uzaklıklardaki bölgeler keşfedilmiş hatta oralarda dünya benzeri yaşanılabilir gezegenler keşfedilmiş tesislendirilmiş kullanıma açılmış ve bu uzak mesafeler arasında ulaşım hattı bile oluşturulmuş durumdadır. emperyalist kapitalist düzenin zirvesini yapmış olan bir şirket bu işlerden para kazanmakta sınıf farklılıklarını da göz önünde bulundurarak yeni bir dünya yeni bir hayat yeni bir başlangıç sloganıyla insanlara seyahat şansı sunmaktadır. bulunan ilk gezegenden sonra elde edilen devasa gelirle ikinci bir gezegen daha bulunmuş ve kolonileşmeye hız kazandırılmıştır. bulunan bu yeni gezegene gitmek için gerekli süre 120 yıldır. parasını ödeyen her seviyeden insan - zenginler peşin öder fakirler hayatları boyunca taksit öder - yolculuk boyunca son derece ileri ötesi teknoloji ile donatılmış bir uzay gemisinde uyutularak yola çıkmaktadır. gemi rotası önceden belirlenmiş olarak manevraları kendisi yapabilen otopilot sistemiyle hareket ederken beklenmedik (!) bir meteor yağmuru nedeniyle zarar görür ve gemide peşi sıra arızalar baş göstermeye başlar.

ilk olarak uyutulmuş olarak seyahat eden 5000 yolcu ve 258 mürettebattan bir kişi seni seçtim pikaçu yöntemiyle kazara tabiki de uyanır. normalde gezegene varış zamanından 4 ay önce uyanması gereken chris pratt jönümüz durumu 3 4 saat anlamaz ve kız tavlamak için meydana çıkıp da hiç kız olmadığını görünce çakozlar köfteyi. gemideki tek arkadaşı bir robottur ki başlarda insanlara ayar oluyo kesin bi işler karıştıyor gözüyle şüpheli kategorisinde değerlendirdiğimiz karakterdir zaten başka kimse yok kimden şüpheleneceksek. ayrıca robot barmenlik yapmaktadır. jönümüz duruma alışmaya başlamadan önce kendisinin mekaniker olduğunu öğreniyor ve gemide bulduğu bütün malzemelerle kapıları kırmaya çalıştığını görüyoruz. bu gerçekleşmeyince kendini gemide avutmaya içkiye vermeye başlayan chris pratt bir yılı aşkın bir süre gemide ortaya çıkan aksaklıkları gözlemleyerek yiyip içip eğlenerek zaman geçirir ama sürekli azer bülbül gibi yalnızlıktan mütevellit krizlere girer. en son intihar denemesinden de başarısızlıkla ayrılınca tesadüfün de böylesi uyku odalarından geçerken camdan tabut içinde uyuyan prensesi görür ve uyanması için onu öpmeye karar verir. bu noktada kaslarını da gizlemeye çalışmayan balyoz u savurabilen bir birey olduğunu fark ettiğimiz jennifer lawrence karşımıza çıkar. ikili birlikte zaman geçirip birbirlerini tanırlar. aşık olurlar. severler. aradan geçen zaman dişi yolcumuza niçin nasıl sorularını sormayı unutturur. hayatından memnundur.

uzay yolcuları

bir robot olarak kendisinden kıllandığımız sürece tuz biber ekerek insanlardan nefret ediyorum bakışlarını esirgemeyen robotun neden yaptığını tabi ki senaryo gereği hala anlayamadığımız jennifer lawrence a gerçeği söyleme durumu sonrası ikilinin arası açılır. gemi bu süreçte kafayı yer. cozutur. bozulmaya başlar. bir nevi bombaya dönüşür. mürettebattan bir yetkilinin uyanması ve kontrol odalarına giriş yapabilmeleri sayesinde gemiyi onarmayı düşünürler ama kalp yetmezliğinden ölür yetkili kişi. bu yetkili kişi rolünde rolü eline yüzüne bulaştıran matrix ten tanıdığımız laurence fishburne oynamaktadır ki filmde geldiği hızla giden 5 dakikalık bir karaktere hayat verir ikilinin yalnızlığı bozulmasın diye. o ölünce çiftimiz arıza tespiti yapıp sorunları çözmeye çalışırlarken yeniden yakınlaşır ve yollarına devam ederler.

oyuncu seçimleri konusunda kesinlikle hakkını verelim filmin. özellikle ağaç rolü yapan meşeye bayıldım.

uzay yolculuklarının zaman sorununa ilişkin olarak dünyadayken yeni gezegeni nasıl keşfettin rotayı nasıl belirledin giden mesaj bile 19 yılda giderken yolları hesaplayanlarla ilgili tarkan in kimdi kimdi kimdi ah kimdi şarkısı kafamızda dönüp durmaktadır. nasıl bir vizyonu varsa şirketin 250 yıl sonrası için planlama yapabilmekte bir de bunu pazarlamaktadır. takdir edilesi.

uzayda yaşanması muhtemel olaylarla ilgili bir film çekicez giriş paragrafı olmasa olur mu deseler kabul görmüyor demek ki ki illa senaryo uydurup böyle sorularla bizi muhattap ediyorlar.
uzayın gözlemlenmesi anlık fiziksel değişikler ömür yetmezliği uzay yolculuğu gibi bir sürü güzel endişe verici korkutucu heyecan verici yıldırıcı durumu anlatmak istemesinden dolayı film izlenilesidir.

uzay yolcuları

robota değinmeden geçmeyelim. meğerse masummuş. olay tamamen üstün teknoloji geminin yakıt dairesindeki kapak sıkışmasından kaynaklıymış. demek ki henüz robotlar dünyayı ele geçirmeye çalışmıyor.

hologramlar hariç toplam 4 karakterle film çekmek ve de durumları tiyatral bir havada yaşatmak zor iş. oyuncular bunu iyi kotarıyorlar. özellikle ağaç. bu durum hem bütçe açısından ekonomik hem de senaryo açısından gerekli.

TENTEN İN MACERALARI: TEK BOYNUZUN SIRRI - SAKLAMA ALTININI DERDİ DÜŞER KOMŞUNA

tentententen in maceraları. tek boynuzun sırrı. spielberg amcanın tenten filmi çekecem ben diye 20 yıl bekleyip birkaç macerasını birleştirerek çektiği animasyon filmi.

mevzu yaratacam diye her ayrıntıdan nemalanan bir konuyla her derde deva tenten biraz daha zeki olsa kim bilir neler yapacaktı ya da kesindi bond olması şapşallığında filme konu olan tek boynuzlu gemi hikayesinin içinde bulur kendini. meşhur kaptanımız haddok la tanışmasına vesile olan olayda kaptanın süper dedesi haddok zamanın korku salmış korsanlarından aşırdığı paraları 3 küçük gemi maketinin içine gizlediği üç şifreyle bulunmaz hale getirmiş ve kendisinden intikam da almak isteyen nice torun torbalağın da peşine düşmesini sağlamıştır. tek boynuzlu gemilerden birini eline geçirmiş kötü adam sakarin ikinciyi de almak isterken o kadar önemli olmasına rağmen el işleri pazarında 3 kuruşa satılmakta olan 2. tek boynuzlu gemiyi tesadüfen gören ve pazarlık yaparak alan tenten e kaptırır sonra da tenten in başına bela olur. tenten de onun başına. araya karışan bir interpol ajanı da tenten i uyarır. o kadar yetenekli bir ajan olduğu anlatılsa da gözümüzdeki imajı bir james bond bir arsen lüpen olamayan marvel in kaslı dünyasında görmeye alışık olmadığımız göbeğiyle hadi canım sen deee dedirten interpol ajanı oracıkta öldürülüverir ve yaaa söylemiştim ben dedirtir bizlere.

tentententen alır tek boynuzlu gemiyi eve gelir ve tabi ki onu takip edenler de onunla birlikte. pencereden eve giren kedi ki kedi bile girebiliyor kapalı pencereden köpekle dalaşırken geminin direğini kırıverirler de direğin içine gizlenmiş şifreli şiir notu kimseye fark ettirmeden kendini komodinin altına atıverir. tenten de dur ben bu işin esrarını çözeceeeem diyerek herkesin peşinde koştuğu uğruna güpegündüz adam vurduğu tek boynuzlu gemiyi oracıkta kendi aciz haline bırakıp kütüphaneye koşturur da sonradan fark eder de ay ben ne yaptım diyerek geri koşar ammaa evi çoktan talan etmişlerdir ve de geminin yerinde yeller esmektedir artıkın. tabi ki de tenten in olayları çözmesinde ki katkıları yadsınamaz köpeği bütün evi dağıttıkları halde geminin üzerinde durduğu komodini çekmeyi akıl edememiş acemi hırsızların kafasına basmayanını görüp tenten in notu bulmasına yardım eder.

tentenkötü adam sakarin ve tayfası notu bulamayınca tenten i kaçırıp koleksiyoncu bir adamdan 3. tek boynuzlu gemiyi almak üzere fas a giderlerken tenten i de yanlarına alırlar. tenten seyahat ettikleri ve işkenceyle notun kendisinden alınmak istendiği gemide kaptan haddok la tanışıp hikayenin aslını öğrenir. bu arada notu bir yan kesiciye kaptırmış tenten ise bedava seyahat hakkını kullanarak 3. tek boynuzlu gemiyi ve notu ele geçirmek üzere sakarin den evvel harekete geçer ancak sürekli alkolün etkisinde olan ve bozuk saatin doğru zamanı gösterme sıklığındaki kadar yararlı olan kaptan haddok yüzünden hep bir adım geride kalır. bir kayıkla başladıkları kaçış yolculuğu kaptanın ısınmak için kayığı ateşe vermesiyle son bulduğunda düşmanlarından ele geçirdikleri uçakla yollarına devam ederlerken denize de düşerler çöle de. çölde kutup ayısına değil ingiliz birliklerine denk gelen hazine avcıları oradan da kurtulup fas a ulaşırlar.

tenten

bi şekilde üç notu da eline geçirmeyi başardığı kısa süre zarfında ay hadi nolur bu kez kafan bassın be tenten yakınmalarımızı duymazdan gelerek notlar üst üste geldiğinde oluşan sayıların enlem boylam olduğunu anlayamazken nice zaman sonra ve nadiren ayık olduğu zamanlarda accık işe yarayan kaptan haddok un sayılarla arasının iyi olmasından mütevellit işi çözerler de oh yaaaaa deriz.

bahsi geçen sayılar coelho nun romanlarından ve de ülker çikolatanın reklamlarından fırlamış gibi kaliteyi uzaklarda arama yatağının altına bak üstüne bastın ayağını kaldır mesajlarıyla dolu olarak süper dede haddok un şatosunu işaret etmektedir filmin en başında karşımıza çıkan. ve de düğümü çözecek son halka yalnızca bir haddok un ilk bakışta farkı fark edebileceği bir bilmeceyle kaptan haddok tarafından çözülür ki bizler kaptanın filmde işe yaradığı nadir zamanlara bir çentik daha atarken dede haddok un kayıp şapkası ortama damlar içinde çil çil altın paracıklarla.


ÖZET: BİR ASLAN MİYAV DEDİ MİNİK FARE KÜKREDİ.

DÜĞÜN DERNEK 2: SÜNNET - BİR DÜĞÜN ALANA BİR SÜNNET BEDAVA

düğün dernek 2: sünnet
düğün dernek 2: sünnet. birincisi tuttu ikincisine kısmet gayeli anadolu motifli film.


bu sefer ki anadolu insanını sinemaya taşıma durağımız sivas. düğün dernek filminin yakaladığı başarıdan daha da nemalanmak isteyen yerli hollywood hemen devam filmini yapıştırır. ancak bu kez mevzu sünnettir. sünnet derken filmi yeniden uyarlamak olan sünnetten bahsetmiyoruz. pipil sünnet.

ilk filmde evlenen mutlu mesut olan kerevete çıkan çiftimizin adındaki heceleri uyarlama yoluyla 30 yıldır ülkede yapılan en kötü espriyle bize tanıtılan bir erkek çocukları olduğunu öğreniriz. erkek çocuk deyince sünnet şarttır diyen erkek tarafı ebeveynleri letonyalı gelinin ailesine bu durumu anlatıp ikna edemez. böylece filme malzeme olacak olan sünnet operasyonu başlar.

ilk filmde bıraktığımız karakterleri bir araya toplayarak devam eden filmde çocuğu sünnet ettirmek için atılan taklaların söylenen yalanların çevirilen dalaverelerin anadolu insanını ne de güzel yansıttığını düşünmekten kendimizi alamayız.

mustafa keser in 11 haneli parayı görüp attığı taklalar sanat dünyasının haline özet gibidir belirtmeden geçmeyelim.

mustafa keser

ayriyetten filmde ortaya konmuş en yaratıcı espri nükhet duru ya hasıl olmuş bağlama yapımında türkiye nin jeopolitik önemi başlığı altında servis edilmiştir.

nükhet duru

bir çocuğu sünnet ettirmek için bütün çocukları olaya dahil etmek fikri yardımseverlik adı altına sıkıştırılmış anadolu geleneğidir ki letonyalılar bile bu güzellik karşısında geri durur. kervan yürür.

taht oyunları

neyse sünnet ki bitti derken bir düğün daha olabilir şeklinde 3. filme de gönderme yapılır ki abooovvv diyoruzdur...

devam filmi çekmeyi senden öğrenecek değiliz hollywood. bir yerli film tuttuysa muhakkak ki devam filmi çekilmeli ve de mevzunun içine edilmelidir diye kaç yıllık örf adetimiz var bizim.

ÖZET: DERVİŞLİK OLAYDI TAÇ İLE HIRKA, BEN DE ALIRDIM OTUZA KIRKA.

DONDURMAM GAYMAK - AMERİKA ORGANİK DONDURMAYA DA DÜŞMAN

dondurmam gaymakdondurmam gaymak. dondurma nedir ne değildir belgeseli amaçlı film.

anadolu insanını yüceltecem ne varsa anadoluda var anadoluda insanlar hep çalışıp didinip geçinirler organik yaşarlar içlerinde hiiiiiiiç kötülük yoktur demek için çekilen filmlerden gına geldi. herkes iyi güzel madem o zaman film için malzeme nasıl çıkıyo?

bu sefer ki durağımız muğla. anadolunun kıyıcığı. baş karakter yazları dondurma satarak geçinen kıt akıllı ali ustadır ki kızının da iki çocuğuyla kocasından ayrılıp baba evine dönmesiyle iyice ekonomik dar boğaza girer ammaaaa yatırım olsun ve de işleri büyüterek atılım yapayım gayretiyle müşteri ayağımıza gelemiyorsa biz müşteriye gideriz sloganıyla taksitle bir de motor alıp üstüne de reklam çektirip yerel bir kanala reklam verir. bu kadar taşın altına elini aynı anda sokarsan dar boğaz tez elden görünür elbet.

kendi ustasından öğrendiği yöntemlerle yaptığı organik dondurmayı dondurmanın da organiği nasıl oluyorsa hazır dondurma üreticileriyle rekabet edecem ben saflığında taksitine mazotuna para yettiremediği motorla köy köy bahçe bahçe mecra bucak ne varsa dolaşıp satmak için yollara düşer. köyünün hınzır gençleri de onu bisikletlerle takip edip boş buldukları bir anda motorla bereber dondurmaları da çalıp kaçıp kaçırıp çatlayana kadar yerler.

dondurmam gaymak

dondurmacı ali usta da yapay dondurma satıcılarının ve de üreticilerinin kendisine tuzak kurduğunu motorunu onların çaldığını söyleyip jandarmaya şikayette bulunup bağıra bağıra bütün muğla köylerini gezip motorunu arar. akşam olup eli boş motorsuz eve dönünce karısı ve mahallelileri de dahil yahu saf mısın sen anahtar motorun üstünde bırakılır mı diye dalga geçerler de üzülür ve de üzüntüden intihar etmeye kalkar. her hikayede bulunan akıl hocası rolü köyün yaşlısı mehmet amcaya düşer ve onun verdiği akılları çektiği nutukları anlattığı olayları dinleriz sabah oluncaya kadar sokaklarda döner dururlarken.

dondurmam gaymaksabaha karşı dondurma yemekten mide fesatı geçirip boğazları şiştiği için sesleri bile çıkamayan yazın ortasında nasıl bu kadar üşüttüklerine tolga çandar ın oynadığı köy doktorunun dahi akıl erdiremedigi gençler hikayeyi yumurtlayınca ali ustanın da kapitalist emperyalistler tarafından soyulmuş olduğu değil kendi köyünün gençleri tarafından kazıklandığı ortaya çıkar. durumu sabah öğrenen ali usta esnafı köylüyü tanıyan yerel polisin olayı mahkemeye intikal etmeden çocukların ailelerinden ali ustanın zararının karşılanması yoluyla pamuk eller cebe yöntemiyle çözmesiyle parasına ve motoruna kavuşarak dükkanına döner. köyün sosyalist doğrucu davut kişisi avrupa birliğine girilirse açık ürün satışının yasaklanacağını söyleyince yeniden bağırıp çağırmaya kapitalizme sövüp saymaya başlar ve de deliliğin sınırlarında dolaştığı görülür.

anadolu kültürünün anadolu insanlarının güzelliğini yansıtmaya çalışırken ilişkilerin bu kadar vıcık gösterilmesi aile içi olayların bu kadar hep öyle oluyormuşcasına uluorta yaşanıyormuş gibi anlatılması özel hayatın gözler önüne serilmesinin doğal karşılamıyormuş algısının yaratılması sinema için gerçekleştirilen toplumsal değerlerin ve saygınlığın yitimine örnek ve de önayak olmaktadır.

ÖZET: TAZE SÜT İSTEYEN MANDASINI YANINDA TAŞIR.

FOXCATCHER TAKIMI - GÜREŞİRSEN PARAN OLMAZ PARAYLA DA SAADET OLMAZ

foxcatcher
foxcatcher takımı. parayla satın alamadıkların gün be gün seni yer bitirir demeceli film.

güreş sporunda zirve yapmış abi kardeş iki adamın olimpiyat madalyası bile kazanmış olmasına rağmen amerika birleşik devletlerinde güreş sporunun ilgi görmemesi nedeniyle yüzüstü bırakılmışlıklarını anlatmakla başlayan filmde hollywood un itinayla süsleyip püsleyip ısıtıp ısıtıp önümüze sürdüğü marvel karakterlerinden hulk u canlandıran ve son avengers yenilmezler filminde boynu bükük küheylan olarak buralara sığamam artık tiradıyla çekip giden ve bir sonraki filmde olmayacağını mesajlayan mark ruffalo olgun bir kişilikle ve sosyal ilişkilerde kardeşine oranla daha başarılı bir birey olarak çıkar karşımıza. 1984 olimpiyatlarında altın madalyayı kardeşiyle birlikte boynuna asmış ve hem kendini hem kardeşini eğiterek dünya şampiyonasına hazırlanmaktadır.

mark ruffalo

kardeş rolünü de channing tatum oynamaktadır ki eli yüzü düzgün oynadığını bildiğimiz tek yapım tarantino nun son kan gölü temalı filmi hateful eight tir ki oradaki rolünü de hatırlamak neredeyse imkansızdır. altın olimpik madalyası olmasına rağmen yetmiyor lan bana bu dünya sıkıldım abimin kanatlarının altında yaşamaktan düşüncesi kafasında filizlenmekte ve kaçış yolları aramaktadır.

channing tatum

tam bu esnada amerikan iç savaşından bu yana amerikada ki bütün siyasi olaylarda parmağı bulunan kimya ve savaş endüstrisi patronu bir ailenin yaşayan son çocukları john du pont vatansever amerikalı ayaklarında istediği her işi parayla yapan yaptıran ve elde eden anne sevgisinden yoksun büyümüş takıntılı her şeyi ailesi için yapmış ama mal olduğu gerçeği annesi tarafından her zaman yüzüne vurulmuş olarak çocukluğundan beri ilgi duyduğu güreş sporuna tutunmaya çalışan bir ezik olarak sahneye damlar. hem annesine acı vermek hem de ulan 50 li yaşlarıma geldim kendime bir gün ayırmadım varsa yoksa annemin bitmek bilmeyen hırsı ve istekleri ve atları diyerek kendini tatmin etmek için alt tabaka sporu gözüyle bakılan güreş sporunda bir değişiklik de yaratmak istemektedir ki ona bu gücü sağlayacak kişi ya da kişileri bulması gerekir. böyle bir açlığın ortasında abisinden uzaklaşmak için fırsat kollayan channing tatum in oynadığı kardeş rolündeki adı da mark olan güreşçinin aklını çelmek zaten zor olmaz.

steve carell

her türlü imkan kendisine sunulan ve nihayet abisinin gölgesinden çıkmanın doğru bir şey olacağına inanan mark olaya balıklama atlar ve abisinden ayrılır. kazanılan dünya şampiyonluğunun da verdiği rehavet ve sarhoşlukla john du pont un sağladığı cömert hayat mark ı etkiler. aradan geçen zamanla kırk dönüm bostan yan gel yat osman durumuna dönüşür. zengin gururlu ve takıntılı john du pont bu durumu istemez ve mark ruffalo nun oynadığı abi güreşçi david i paraya boğarak kendi ekibinde çalışması için ikna eder ve getirtir. nice zaman sonra tam abimin boyunduruğundan kurtuldum üstelik bunu bana söyleyen de sendin du pont diyerek yeniden abisini karşısında gören mark du pont un kendisine değil de abisine daha çok güvendiğini fark edince duruma iyice sinirlenip basar gider. kendi çalışmalarını kendisi devam edeceğini söyleyerek foxcatcher takımından ayrılır. abi kardeş ilişkilerinin küçüklüklerinden beri anne baba ayrılığına da dayalı yıkılmaz bir bağ olduğu anlatıladursun mark david nerdeyse orayı terk etmeyi çözüm addeder.

olaylar du pont un istemediği doğrultuda geliştiği için david de gitmesin diye david in her dediğini yapan du pont david in isteği üzerine mark ın ayrılmış olmasına rağmen david foxcatcher takımında kalsın diye mark ın parasının ödemeye devam eder. kendi ekibiyle çalışan mark olimpiyat seçmeleri zamanı geldiğinde istenilen performanstan çok uzaktadır ve olimpiyat takımına son anda seçilir ancak olimpiyatlar da madalya kazanamaz ve bu durum john du pont u çok sinirlendirir. hayatı boyunca her şeyi elde etmeye alışmış emek vermenin ne demek olduğunu pek bilmeyen başarılarla anılan kibirli ve zengin du pont bu durumun nedenini david in sürekli kendi otoritesine karşı gelmesi olarak görür. olayların çözümünü kendince analiz ettiği dar bir çerçeveden düşünüp david i silahla vurur ve öldürür. cinayetten hüküm giyer ve ömrünün sonuna kadar hapis yatar. ne yaptım lan ben şeklinde yediği haltı düşünmek için 20 yıldan fazla bir zamanı olarak hapishanede ölür.

final sahnesinde mark bir güreşçinin en kötü kabusu olan kafes dövüşçüsüne dönüşmüş hayatını devam ettirmektedir.

filmde ne olursan ol ne kadar paran olursa olsun anne sevgisi her şeyin üzerindedir mesajı sürekli karşımıza çıkmaktadır.

ÖZET: BİZ BİZE YAŞARKEN GELDİK OYUNA ELLER KADİR KIYMET BİLMİYOR ANNE 

KUNG FU PANDA 3 - EJDER SAVAŞÇISININ MÜKEMMELLİĞE GEÇİŞİ

kung fu panda 3kung fu panda 3. içindeki güce ulaşmak için tek engel kendinsin kır zincirlerini mesajlı animasyon filmi.

yanlışlıkla seçildiği düşünülen her zorluğun üstesinden gelmeyi başaran düşmanlarına kök söktüren yemek yemek konusunda rekorları elinde tutan türünün tek örneği sevimli ördek yavrusu panda po ustası şifu nun kendi kung fu sunu geliştirmek için meditasyon yapmaya zaman ayırmak istemesiyle muhteşem beşliyi eğitmesi için görevlendirilir. öğretme işinin kendi eğitiminin bir parçası olduğunu nice zaman sonra fark edecektir.

aradan geçen onca zamandan sonra içinde hala koca bir boşluk olduğunun farkına varan ve ben kimim sorusuyla yüzleşen panda po istemeden de olsa bu sorunun yanıtını bulmak için bir düşmanla yüzleşmek zorunda kalır. bu düşman çok uzun yıllar önce dünyada savaş generali olarak bilinen ancak hayat enerjisi çi yi kontrol edebilme gücünün kendinde olmasını isteyen doyumsuz bir hırs küpüdür. çi kontrolü konusunda uzmanlaşan ve aradan geçen 500 yıl boyunca sıkıştığı ruhlar dünyasından geriye dönerek panda po nun da ustası olmuş büyük usta kaplumbağa oogway in yakın arkadaşı olan general kai artık ona olan nefretinden onun bütün mirasını ve adını yeryüzünden silmeye yeminli bir şekilde zümrüt vadisine saldırır. öğrencilerini de yok etmek ister.

kung fu panda 3

ejder savaşçısı panda po biyolojik babasının yani bir pandanın karşısında durduğunu görünce kendi benliğine yönelik soru işaretleri geri gelir ve artık yumurtadan çıkmadığına emindir. her türlü zorlukta yanında olmuş ördek babası ise onu panda babasına kaptırmak istemez. hayatından tamamen çıkacağı korkusuna kapılır. panda po panda babasıyla gizli panda köyüne panda yaşamını öğrenmeye giderken ördek babası da onunla gider. panda po bu köyde panda olmanın kendi türü ile birlikte olmanın ne demek olduğunu öğrenir.


ben kimim sorusuna aradığı cevabı bulduğunu düşünür ancak sonra fark eder ki kim olarak doğduğunuzun kim olarak büyütüldüğünüzün dış görünüşünüzün aslında bir önemi yoktur. önemli olan olmak istediğin ve de olduğun kişi olmandır. böylece çi öğretisi konusunda uzmanlaşıp büyük usta oogway in kendisini seçtiği ejder savaşçısı olmanın son aşamasını da geride bırakarak güçlü düşmanını alt eder.

filmin başından sonuna kadar yaptığı espriler jestler ve mimiklerle bizi yine kahkahalara boğan panda po kung fu sunda en üst mertebeye ulaşıp mükemmelliğini tamamlar.


ÖZET: GİDİŞİM SUSKUN OLMUŞTU AMA DÖNÜŞÜM MUHTEŞEM OLACAK

KUNG FU PANDA 2 - PANDALARIN NESLİ NEDEN TÜKENDİ

kung fu panda 2
kung fu panda 2. yuvarlanan taş pas tutmazken taşı durdurmak için önüne geçmek isteyen de çok olur göndermeli animasyon filmi.


kung fu panda filminin devamı olarak çekilen neydim ne oldum diyerek kung fu da çığır açan düşmanlara korku salan panda po okun yaydan çıktıktan sonra duramaması gibi hızla düşman edinmeye devam etmektedir.

yıllar önce ülkenin başına geçmek istemesiyle aile içinde bir kavga başlatan oğullarını sürgün eden tavus kuşlarının ölümüyle sürgündeki prens tavus kuşu shen geri döner. gururun ve kibrin hükmündeki shen sürgünde kung fu sunu geliştirmiş barutun kullanımını keşfetmiş ve güçlenmiştir. kendisini durduracak tek gücün bir panda olduğu kehaneti üzerine bütün pandaları katletmiştir.

kung fu panda 2


pandaların neslinin neden tükendiğine dair bu açıklamanın ardından bir anne pandanın yavrusunu sebze kutusuna sakladığı görülür. bu kutudaki panda ejder savaşçısı po dur. bu sebze kutusu envai çeşit yoldan geçerek büyük usta oogway in hayatta tesadüf diye bir şey yoktur lafını hatırlatıp yüzümüze çarparcasına tuhaf bir şekilde çorbacı ördek babanın kapısına gelir. aradan geçen yıllarda ördek baba panda po yu oğlu gibi büyütmüş ona yumurtadan çıktığını söylemiş onun da bir ördek olduğunu anlatmıştır. artık ejder savaşçısı olmuş panda po dövüşten dövüşe gidip düşmanları alt etse de içinde bir huzursuzluk hakimdir ve yemek yemek de bu boşluğu doldurmaktadır.


tavus kuşu shen
içten içe ben kimim neyim sorularını kaşımaya başlarken tavus kuşu shen in dünyayı yönetme planı tavus kuşunun ve panda po nun yollarının kesişmesine neden olur. yüzleşmeleriyle gerçekler gün ışığına çıkar. ailesini ve bütün pandaları yok edenin tavus kuşu shen olduğunu öğrenen panda po kendisinin de bir panda olduğunu öğrenip iç huzura kavuşur. böylece kung fu da bir aşama daha yükselen panda po düşmanı tavus kuşu shen i yener. 


ejder savaşçısı panda po nun eriştiği aşamaya ancak po sayesinde gelen usta şifu öğrencisine kıskançlıkla karışık bir saygı duyar ve büyük usta oogway in söylediği gibi ona inanmayı sürdürür.


ÖZET: HUZURUM KALMADI FANİ DÜNYADA TAK ETTİ CANIMA BU PO PANDA

KUNG FU PANDA - NEYDİM DEMEDEN AZMETMEK GEREK VURGULU ANİMASYON FİLMİ

kung fu panda
kung fu panda. istediklerin her zaman imkansız olmayabilir. denemek cesaretini göstermeden bilemezsin temalı animasyon filmi.


şehriye çorbası pişiren bir ördeğin soyu tükenmiş olduğu için kimsenin panda olduğunu bilmediği kendisinin bile yumurtadan çıktığına inanan oğlu panda po eteğinde yaşadıkları zümrüt vadisinin kung fu ustaları muhteşem beşliye hayran sevimliliği kendisini kurtardığı için diğer hayvanların tahammül ettiği sakar bir garsondur.

zümrüt vadisi şenliklerinde vadinin büyük ustası ve kurucusu kaplumbağa oogway in kehanetlerde bahsedilen ejder savaşçısını seçeceği gün ördek babası panda po ya çorba ve kurabiye yüklü bir yemek arabası verip onu satış yapması için şenlik alanına gönderir. bütün köy dövüş ustalarının gösterilerini izlerken panda po arabayı merdivenlerden çıkartmaya çalışarak zaman kaybeder ve geç kalır.

oogway
büyük usta oogway in kararını açıklama zamanı geldiğinde vadinin kapısı kapatılır. panda po dışarıda kalır. izleyebilmek için elinden geleni yapan ama başaramayan panda po havai fişeklerle kendini havaya yükseltip izlemek gibi şapşalca bir fikirle şenlik alanının tam ortasına düşer. bu sırada büyük usta oogway ejder savaşçısı olarak panda po yu işaret etmektedir. herkes bu durumun yanlışlıkla olduğunun farkındadır ancak büyük usta oogway kararından vazgeçmez ve panda po ejder savaşçısı seçilir. beklentileri karşılanmamış bütün seyirciler ve muhteşem beşli gibi usta şifu da durum karşısında şok olur.


yemek yemek dışında hiçbir eğitimden geçmemiş panda po ise kung fu öğrenmeye başlar ama beceriksizlik tavandadır. ayrıca muhteşem beşli de onu kabullenmez. büyük usta oogway ruhlar dünyasına geçmeye karar verince usta şifu ya panda po ya inanmasını söyler.

tai lung
yıllar önce usta şifu nun yetiştirdiği kung fu nun  her alanında üstün yetenek sahibi pars tai lung büyük usta oogway in içindeki kötülüğü görerek kendisini ejder savaşçısı seçmemesi üzerine çok sinirlenmiş isyan çıkartmış vadiyi harap etmiş ve hapse atılmıştır. tai lung hapisten kaçarak intikamını almaya kaldığı yerden devam etmek ister ve hapiste geçen yıllarda daha da güçlenmiş olarak geri döner. onu durdurmak ejder savaşçısı olduğu için tai lung un kendisine daha da çok kızmış olmasına neden olan panda po ya düşer.


Kişinin olmak istediği kişi olması için önce kendisine inanması gerektiğini anlayan panda po gerekli eğitimini usta şifu ile tamamlayıp kung fu yu kavrar ve tai lung u yenerek vadiyi kurtarır.

kung fu panda


ÖZET: İSTERSEN DAĞLAR YERİNDEN OYNAR.

PASİFİK SAVAŞI - ROBOTLARLA UZAYLI BERTARAF ETME TAKTİKLERİ

pasifik savaşı
pasifik savaşı. uzaylıların dünyayı istilası ve kutsal amerikanın dünyayı kurtarmasının bilmem kaçıncı versiyonu olan ancak bu kez durumu robotlar kullanarak renklendirip şekillendirmeye çalışan hollywood işi film.


yaratıklar dünyayı istila etmeye denizin altından başlıyorlar ancak niyesini bilen yok. ilk gelen yalnız geliyor onunla savaş 5 saat sürüyor top tüfek tank ne varsa. mort. uzaylılar sonra bakıyorlar bu iş yalnız olmayacak amca teyze hala dayı esnaf memur artık kabilede kim varsa topyekun savaşa giriyorlar. e dünyalılar da boş durmuyor tabi. aradan geçen yıllarda yeryüzündeki güçler amerika öncülüğünde kaynaklarını birleştirip var olan teknolojileri ile koca koca robotlar yapıyor. aslında bildiğimiz voltran hikayesi. derken filmin baş rolüne hasıl olacak robot pilotu niye pilotsa abisiyle uzaylı tokatlamaya gider ancak uzaylı bunların robotun ağzını burnunu kırıp dişlerini sökünce buradaki diş abisi oluyor abi ölür başrol erkeği hüsrana gark olur. ve film biter.

yok be ya. keşke. tabi değinmeden geçmeyelim gocccaaa okyanusun ortasında hem de gecenin bir vakti ve de havada fırtına varken balık avlamaya çıkmış tekne gerçekten gözümüzden yaş getirdi. gülmekten.

bu kadar savaş oluyo ama dünyada hala insanlar işe gidip para kazanıp kredi çekip ev araba alıp parklarda çocuk oynatıp cuma akşamları manita bulmaya sinemaya bara falan gidiyo. neyyyy.

pasifik savaşı
teknoloji acayip gelişiyo tabi dünyada uzaylılar sağ olsun ama nedense robotları bir kişinin kullanabileceği şekilde yapamıyorlar. yaratıkların ne zaman saldıracağı da belli olmamasına rağmen robotlar da büyük olduğu için onları kullanacak pilotlar da az olduğundan havalarından geçilmediğinden pilotları ve robotları savaşa hazırlamak yarım saat sürüyor ve pilotların fermuarlarını kapatmak da dahil 12 kişinin çalışması gerekiyor. evet 12. canavarlar bir kez görüldü mü 10 bin kişinin ölümünden bahsederken doğal olarak geriye kalan herkesin bu sektörde çalışabilmesi için doğuştan elektronik mühendisi olduğunu varsayıyoruz.


pasifik savaşı
abisi ölünce eleman işi bırakıp ameleliğe başlar. duvar ameleliği. bildiğin kaynak makinesi ile tutturulmuş demirlerden ve betondan oluşan duvar. adı da hayat duvarı. neymiş efendim parayı veren güçler robot projesinden hayır gelmeyeceğini düşündükleri için okyanusların kenarlarına duvar örelim de bari yaratıklar karaya ulaşamasın mantığıyla duvar ördürüyorlar. dünyanın dörtte üçü su. her yer okyanus. yaratıklar o duvarları yıkamasa üstlerinden aşarlar. boyutları devasa ama neyse.


elemanımız abisinin ölümünden 5 yıl sonra duvar ameleliği yaparken savaş hala devam ediyor. tv yayınında yaratıklardan birinin avustralya kenarındaki duvarı beyaz leblebi yer gibi yemesini gösteriyor. herkes altına sıçmış ve akıllarda şu soru. duvar ne işe yarıyor. üstelik tvde sydney deki opera binasını gösteriyor. hala sağlam. savaş 12 yıldır devam ediyor arkadaş. yıl 2025. ama yıkılmamış. wauuuw.


pasifik savaşıdünyanın finansal para babaları robot projesini kapatmaya karar verince keskin bakışlarını thor dan bildiğimiz asgard ın gözü kulağı olan işin başındaki kumandan idris elba beklenen haşin öngörüsüyle duvar işi yürümez ağalar biz kendi bildiğimiz yoldan gidelim deyip robot kullanabilecek bütün adamları toplamaya başlar. abisinin ölümü beynine işlemiş yara olarak duran kahraman adayımızı bulur ve ona iş teklif eder. iş yeniden pilot olmaktır. ilk görev ise abisiyle birlikte savaşırken kullandığı robotu yeniden kullanması için yanına bir pilot bulmak olur ki biz de tam nerede bu filmin beyaz atlı prensesi derken erkeğe gaz verecek onu işe koşacak baş dişi karakter ekranda beliriverir. yaratıkların saldırısından daha önemlisi robotun pilotlarının birbiriyle beyinsel uyumuymuş gibi sürüklenen senaryoda nice zaman sonra ha evet yaratıklar noldu ya mevzusu aklımıza dank eder. onlar da iti an çomağı hazırla deyimi eşliğinde kapının zilini çalmak üzeredirler.


pasifik savaşı

bütün pilotların kendini feda etmek için yarıştığı savaşta nükleer bomba görevi gören robotu yaratıkların inine sokarak patlatmak fikri insanlığın aklına 12 yıl sonra gelmişse de kahramanımız ve yavuklusu görevi başarıyla tamamlayıp dünyayı kurtarır ve muratlarına erer kerevetlerine çıkarlar.

ÖZET: DENİZ ÜSTÜ KÖPÜRÜR ROBOTA DA BİNSEN GÖTÜRÜR.

KONUŞ ONUNLA - SIKIŞTIĞINIZ BEDENDE BAZEN HAYATA DA ŞANS VERMENİZ GEREKİR

konuş onunla
konuş onunla. sevmenin kendini adamanın insanın kendi bedeninin içinde sıkışmasının masalı.


filmde 20 yıl boyunca annesiyle ilgilenmek zorunda olduğu için hiçbir sosyal hayatı olmayan ve bu süreçte penceresinden izleyerek aşık olduğu balerin bir kızın geçirdiği trafik kazası sonucu komaya girdiğini öğrenen bakir erkek benigno balerin kıza bakacak hastabakıcıya ihtiyaç duyulduğunu öğrenir ve annesinin de ölümüyle bu durumu ilk ve tek aşkına ulaşma şansı olarak değerlendirir. 4 yıl boyunca gece gündüz demeden bir hastane odasında her türlü ihtiyacıyla ilgilenerek ve yaşadığı her ayrıntıyı balerin kızla da paylaşarak mucizelere inanarak balerinin bir gün uyanacağına ve kendisine eş olacağına inanarak iki kişilik aşkı tek kişi olarak yaşar.

konuş onunla
nadir görülen kadın boğa güreşçilerinden biri olan ve cinsiyetinden dolayı iş arkadaşları izleyiciler medya tarafından sürekli baskı altında tutulan bir kadının ve bu kadının ayrılıp unutamadığı erkeğe olan derin aşkını köşe yazısı haline getirmek isteyen ve duygusallıkta tavan yapmış bir erkeğin aşka dönüşen ilişkileri kadının unutamadığı eski sevgilisine dönmek istediğini söylemesi ama bunun ardından çıktığı ilk boğa güreşinde boğanın darbeleriyle komaya girmesiyle hastane koridorlarına taşınır. hastanede gazeteci marco balerin alicia nın bakir hastabakıcı beningo ile tanışır ve beningo ona mucizelere inanmayı hastayla sürekli konuşmanın yararlı olacağı inancını aşılar. balerine olan aşkını kendisini o noktaya sürükleyen olaylar zincirini balerinin yanında kalabilmek için eşcinsel olduğunu söylemek zorunda kaldığını anlatır. koma sürecindeki iki kadının gölgesinde ilginç bir  bağ kurarak arkadaş olurlar. ve hatta benigno nun tek arkadaşı marco dur.


konuş onunla
boğa güreşçisi lydia nın ölmesi üzerine hastaneden ayrılarak hayatına devam eden marco sekiz ay sonra lübnan dayken okuduğu bir gazeteden benigno nun alicia a tecavüz ettiğini ve hapse girdiğini öğrenir. hemen şehre geri dönerek olanları öğrenip benigno yla konuşur. benigno alicia nın hayatta olup olmadığını ve çocuğun akıbetini öğrenmek ister ancak avukatı alicia nın durumunda bir değişiklik olmadığını söyleyince sahip olduklarını marco ya bırakıp mucizelere inandığını belki bebeğin alicia yı uyandırmaya etkisi olacağını düşündüğünü anlattığı bir mektup bırakarak intihar eder ve ölür. aslında bebek yaşamıyordur ancak alicia bebek sayesinde hayata dönmüş komadan çıkmıştır. benigno bunu zamanında öğrenemez. bu durum marco yu çok üzer ve marco alicia ya yakınlaşır.


filmde birçok almodovar filminde olduğu gibi bizi belirleyenin toplumun bizim kim ya da ne olduğumuzu anlamasını sağlayanın bizim bize biçilen rollere toplumun çizdiği doğrular ışığında yönelmek zorunda oluşumuza karar verenin ya da verdirenin ne olursak ya da ne olmak istersek olalım BEDENimiz olduğu anlatılır.

konuş onunla

mesaj aslında insanın kendi bedeninde sıkıştığıdır. evrensel kozmik dünyevi dini toplumsal mahalli ailevi doğrular ya da beklentiler adına ne derseniz deyin size öğretilen ve sizden beklenenler dışında bir role bürünmemeniz içindir. böylece herkes kendi içinde vicdanını ben geçmişime ya da geleceğime yönelik sorumluluğumu yerine getirdim diyerek rahatlatma yoluna gider. sorunlar ya da muhtemel sorunlar ve farklılıklar halının altına itilerek görmezden gelinir. farklılıklara engeller ya da kilitler vurulur. farklı olanlar ayıklanır budanır seyreltilir yok edilir. farklı olunmuşsa başarılıp eğer uğruna türküler yakılır ağıtlar söylenir şiirler yazılır methiyeler düzülür destanlar sıralanır filmler çekilir. ütopyalaştırılır hayalleştirilir masallaştırılır. gökyüzündeki yıldızlar gibi uzak ve erişilmez oldukları düşündürülür. unutturulur. toplumun hizada tutulması için böyle şeyler sakıncalıdır.

ÖZET: GÖNLÜM DOLUYOR AŞKLA BARIŞTIM BAK HAYATLA BAŞLADIM YAŞAMAYA

ISTAKOZ - DİSTOPİK GELECEK KURGUSU

ıstakozıstakoz. gelecekte gücün kimin olacağına dair distopik bir bakış açısı.

filmde bugün bildiğimiz ve alışılagelmiş şehir hayatının kurallara bağlı olarak yalnızca evli çiftlere hak ya da imtiyaz olarak sunulduğu bir süreç anlatılır. evlilik belgeleri yanlarında olduğu sürece dünyanın her yerine gidebilir her türlü nimetten yararlanabilirler. meslek seçimlerinin nasıl yapıldığı yaşam biçimlerine kimin karar verdiği konularında ayrıntı verilmese de hayatın akışının aynı düzende devam ettiğini söylemek yanlış olmaz.

evli olmayanlar ya da eşi ölenler için iki seçenek vardır. bir tanesi eş bulma oteline gitmek. bu otelde 45 gün içinde her türlü hizmetin karşılanırken kendine bir eş bulmak zorundasın. eş olması için kimseyi zorlayamaz ya da otelde kaldığın süre boyunca kimseyle herhangi bir cinsel aktiviteye girişemezsin. eğer 45 günün sonunda hala eş bulamamışsan dilediğin bir hayvana dönüştürülüp doğaya salınırsın. burası işin fantastik kısmı. son dilek hakkının gerçekleştirilmesi. tanrı olmak ya da tanrıyı oynamak.

ikinci seçenek ise kaçmak. ormanda şehirlerin dışında yaban arazide kendi başına ya da bir gurupla birlikte yaşamak. bir nevi özgürlük. dezavantajları doğadaki yaşam döngüsünü bilme ve hayatta kalma becerilerine sahip değilseniz kalabalıklar içindeyken bile yalnız olduğunuz için pek şansınızın olmaması. bir de otelde sahip olduğu 45 günlük süreyi uzatma şansına sahip olabilmek için oteldekilerin sizi avlaması. avladıkları her kişi için artı bir gün kazanıyorlar oluşu. ayrıca filmdeki kendilerine yalnızlar diyen bu gurubun kendine has kurallarının olmasından dolayı da işler beklenmedik bir hal alıyor.

colin farrelltelefon kulübesi filmindeki performansını beğeniyle hatırladığımız ve daha sonra nedense hollywood un herhangi bir marvel karakterine uygun bir rol biçemediği belki irlandalı olduğu içindir colin farrell filmin açılış sahnesinden eşi öldüğü için otele gelen ve bütün ayrıcalıkları elinden alınmış yıllardır yaşadığı şehir hayatına belki bir daha kavuşamayacak olmanın verdiği tedirginlik ve içindeki küçük kırık bir umutla olmadı ıstakoz a döner 100 yıl yaşarım inancıyla bir yalnızdır. ilerleyen zamanla 45 günlük süresi dolmak üzereyken oteldeki kadınlardan birini kendisiyle evlenmeye uygun olduğu vaadiyle kandırarak ikna eder ilerleyen birkaç gün içerisinde kadın colin farrell ın kendisine yalan söylediğini anlar ve onu otel yönetimine şikayet etmek için harekete geçer. bu esnada kadın colin farrell ın daha önceden köpeğe dönüştürüldüğünü öğrendiğimiz kardeşini öldürür ve colin farrell kadının kendisinin şikayet etmesini izin vermez. kadını hayvan dönüştürme odasına kapatır daha sonra otelden kaçar ve ormandaki yalnızların arasına gider. yalnızların arasında yalnızların kurallarını öğrenir yalnızların da ikili ilişkiye olumsuz baktıklarını flörtü yasakladıklarını ama karşılıklı sohbet konusunda herhangi bir sınırlamaları olmadığını öğrenir. tıpkı kendisi gibi miyop rahatsızlığı olan rachel weisz ile tanışır çift birbirine aşık olur ama bunu topluluktan gizlemek zorunda kalırlar. topluluğun lideri olan kadın ikili arasındaki yakınlaşmayı fark edince rachel weisz ı göz doktoruna muayeneye götürdüğünü söyleyerek doktorun onu kör yapmasını sağlar ve ormana geri döndüklerinde kadına kendisini kör ettirdiğini söyler. colin farrell bu duruma ne tepki vereceğini bilemese de gelişen zaman içinde kadınla birlikte topluluğun içinden uzaklaşmaları gerektiğini fark ederler. colin farrell liderin rachel weisz a yaptığı kötülükten dolayı onu kazdığı bir mezarın içine bırakarak köpeklere yem yapar ve rachel weisz ile birlikte şehre doğru kaçarlar.

ıstakoz

oyunculukların yine tavan yaptığı colin farrell yaşayan bir bünyeye daha anlam kattığı beynimizde siyah bulutların dolaşmasına olumsuzlukların kümelenmesine neden olan film kimse için umut kalmadığını her kişinin vadesinin eşine bağlı olduğunu beyan ederken ikilinin bir restoranda karşılıklı otururlarken colin farrell ın rachel weisz için gözlerini feda edeceğini söylemesiyle ve elinde bıçakla tuvalete doğru gitmesi ile son bulur.

ÖZET: BİR ELİN NESİ VAR İKİ ELİN SESİ VAR.