yerli film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yerli film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

DÜĞÜN DERNEK 2: SÜNNET - BİR DÜĞÜN ALANA BİR SÜNNET BEDAVA

düğün dernek 2: sünnet
düğün dernek 2: sünnet. birincisi tuttu ikincisine kısmet gayeli anadolu motifli film.


bu sefer ki anadolu insanını sinemaya taşıma durağımız sivas. düğün dernek filminin yakaladığı başarıdan daha da nemalanmak isteyen yerli hollywood hemen devam filmini yapıştırır. ancak bu kez mevzu sünnettir. sünnet derken filmi yeniden uyarlamak olan sünnetten bahsetmiyoruz. pipil sünnet.

ilk filmde evlenen mutlu mesut olan kerevete çıkan çiftimizin adındaki heceleri uyarlama yoluyla 30 yıldır ülkede yapılan en kötü espriyle bize tanıtılan bir erkek çocukları olduğunu öğreniriz. erkek çocuk deyince sünnet şarttır diyen erkek tarafı ebeveynleri letonyalı gelinin ailesine bu durumu anlatıp ikna edemez. böylece filme malzeme olacak olan sünnet operasyonu başlar.

ilk filmde bıraktığımız karakterleri bir araya toplayarak devam eden filmde çocuğu sünnet ettirmek için atılan taklaların söylenen yalanların çevirilen dalaverelerin anadolu insanını ne de güzel yansıttığını düşünmekten kendimizi alamayız.

mustafa keser in 11 haneli parayı görüp attığı taklalar sanat dünyasının haline özet gibidir belirtmeden geçmeyelim.

mustafa keser

ayriyetten filmde ortaya konmuş en yaratıcı espri nükhet duru ya hasıl olmuş bağlama yapımında türkiye nin jeopolitik önemi başlığı altında servis edilmiştir.

nükhet duru

bir çocuğu sünnet ettirmek için bütün çocukları olaya dahil etmek fikri yardımseverlik adı altına sıkıştırılmış anadolu geleneğidir ki letonyalılar bile bu güzellik karşısında geri durur. kervan yürür.

taht oyunları

neyse sünnet ki bitti derken bir düğün daha olabilir şeklinde 3. filme de gönderme yapılır ki abooovvv diyoruzdur...

devam filmi çekmeyi senden öğrenecek değiliz hollywood. bir yerli film tuttuysa muhakkak ki devam filmi çekilmeli ve de mevzunun içine edilmelidir diye kaç yıllık örf adetimiz var bizim.

ÖZET: DERVİŞLİK OLAYDI TAÇ İLE HIRKA, BEN DE ALIRDIM OTUZA KIRKA.

DONDURMAM GAYMAK - AMERİKA ORGANİK DONDURMAYA DA DÜŞMAN

dondurmam gaymakdondurmam gaymak. dondurma nedir ne değildir belgeseli amaçlı film.

anadolu insanını yüceltecem ne varsa anadoluda var anadoluda insanlar hep çalışıp didinip geçinirler organik yaşarlar içlerinde hiiiiiiiç kötülük yoktur demek için çekilen filmlerden gına geldi. herkes iyi güzel madem o zaman film için malzeme nasıl çıkıyo?

bu sefer ki durağımız muğla. anadolunun kıyıcığı. baş karakter yazları dondurma satarak geçinen kıt akıllı ali ustadır ki kızının da iki çocuğuyla kocasından ayrılıp baba evine dönmesiyle iyice ekonomik dar boğaza girer ammaaaa yatırım olsun ve de işleri büyüterek atılım yapayım gayretiyle müşteri ayağımıza gelemiyorsa biz müşteriye gideriz sloganıyla taksitle bir de motor alıp üstüne de reklam çektirip yerel bir kanala reklam verir. bu kadar taşın altına elini aynı anda sokarsan dar boğaz tez elden görünür elbet.

kendi ustasından öğrendiği yöntemlerle yaptığı organik dondurmayı dondurmanın da organiği nasıl oluyorsa hazır dondurma üreticileriyle rekabet edecem ben saflığında taksitine mazotuna para yettiremediği motorla köy köy bahçe bahçe mecra bucak ne varsa dolaşıp satmak için yollara düşer. köyünün hınzır gençleri de onu bisikletlerle takip edip boş buldukları bir anda motorla bereber dondurmaları da çalıp kaçıp kaçırıp çatlayana kadar yerler.

dondurmam gaymak

dondurmacı ali usta da yapay dondurma satıcılarının ve de üreticilerinin kendisine tuzak kurduğunu motorunu onların çaldığını söyleyip jandarmaya şikayette bulunup bağıra bağıra bütün muğla köylerini gezip motorunu arar. akşam olup eli boş motorsuz eve dönünce karısı ve mahallelileri de dahil yahu saf mısın sen anahtar motorun üstünde bırakılır mı diye dalga geçerler de üzülür ve de üzüntüden intihar etmeye kalkar. her hikayede bulunan akıl hocası rolü köyün yaşlısı mehmet amcaya düşer ve onun verdiği akılları çektiği nutukları anlattığı olayları dinleriz sabah oluncaya kadar sokaklarda döner dururlarken.

dondurmam gaymaksabaha karşı dondurma yemekten mide fesatı geçirip boğazları şiştiği için sesleri bile çıkamayan yazın ortasında nasıl bu kadar üşüttüklerine tolga çandar ın oynadığı köy doktorunun dahi akıl erdiremedigi gençler hikayeyi yumurtlayınca ali ustanın da kapitalist emperyalistler tarafından soyulmuş olduğu değil kendi köyünün gençleri tarafından kazıklandığı ortaya çıkar. durumu sabah öğrenen ali usta esnafı köylüyü tanıyan yerel polisin olayı mahkemeye intikal etmeden çocukların ailelerinden ali ustanın zararının karşılanması yoluyla pamuk eller cebe yöntemiyle çözmesiyle parasına ve motoruna kavuşarak dükkanına döner. köyün sosyalist doğrucu davut kişisi avrupa birliğine girilirse açık ürün satışının yasaklanacağını söyleyince yeniden bağırıp çağırmaya kapitalizme sövüp saymaya başlar ve de deliliğin sınırlarında dolaştığı görülür.

anadolu kültürünün anadolu insanlarının güzelliğini yansıtmaya çalışırken ilişkilerin bu kadar vıcık gösterilmesi aile içi olayların bu kadar hep öyle oluyormuşcasına uluorta yaşanıyormuş gibi anlatılması özel hayatın gözler önüne serilmesinin doğal karşılamıyormuş algısının yaratılması sinema için gerçekleştirilen toplumsal değerlerin ve saygınlığın yitimine örnek ve de önayak olmaktadır.

ÖZET: TAZE SÜT İSTEYEN MANDASINI YANINDA TAŞIR.