tarantino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarantino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

FOXCATCHER TAKIMI - GÜREŞİRSEN PARAN OLMAZ PARAYLA DA SAADET OLMAZ

foxcatcher
foxcatcher takımı. parayla satın alamadıkların gün be gün seni yer bitirir demeceli film.

güreş sporunda zirve yapmış abi kardeş iki adamın olimpiyat madalyası bile kazanmış olmasına rağmen amerika birleşik devletlerinde güreş sporunun ilgi görmemesi nedeniyle yüzüstü bırakılmışlıklarını anlatmakla başlayan filmde hollywood un itinayla süsleyip püsleyip ısıtıp ısıtıp önümüze sürdüğü marvel karakterlerinden hulk u canlandıran ve son avengers yenilmezler filminde boynu bükük küheylan olarak buralara sığamam artık tiradıyla çekip giden ve bir sonraki filmde olmayacağını mesajlayan mark ruffalo olgun bir kişilikle ve sosyal ilişkilerde kardeşine oranla daha başarılı bir birey olarak çıkar karşımıza. 1984 olimpiyatlarında altın madalyayı kardeşiyle birlikte boynuna asmış ve hem kendini hem kardeşini eğiterek dünya şampiyonasına hazırlanmaktadır.

mark ruffalo

kardeş rolünü de channing tatum oynamaktadır ki eli yüzü düzgün oynadığını bildiğimiz tek yapım tarantino nun son kan gölü temalı filmi hateful eight tir ki oradaki rolünü de hatırlamak neredeyse imkansızdır. altın olimpik madalyası olmasına rağmen yetmiyor lan bana bu dünya sıkıldım abimin kanatlarının altında yaşamaktan düşüncesi kafasında filizlenmekte ve kaçış yolları aramaktadır.

channing tatum

tam bu esnada amerikan iç savaşından bu yana amerikada ki bütün siyasi olaylarda parmağı bulunan kimya ve savaş endüstrisi patronu bir ailenin yaşayan son çocukları john du pont vatansever amerikalı ayaklarında istediği her işi parayla yapan yaptıran ve elde eden anne sevgisinden yoksun büyümüş takıntılı her şeyi ailesi için yapmış ama mal olduğu gerçeği annesi tarafından her zaman yüzüne vurulmuş olarak çocukluğundan beri ilgi duyduğu güreş sporuna tutunmaya çalışan bir ezik olarak sahneye damlar. hem annesine acı vermek hem de ulan 50 li yaşlarıma geldim kendime bir gün ayırmadım varsa yoksa annemin bitmek bilmeyen hırsı ve istekleri ve atları diyerek kendini tatmin etmek için alt tabaka sporu gözüyle bakılan güreş sporunda bir değişiklik de yaratmak istemektedir ki ona bu gücü sağlayacak kişi ya da kişileri bulması gerekir. böyle bir açlığın ortasında abisinden uzaklaşmak için fırsat kollayan channing tatum in oynadığı kardeş rolündeki adı da mark olan güreşçinin aklını çelmek zaten zor olmaz.

steve carell

her türlü imkan kendisine sunulan ve nihayet abisinin gölgesinden çıkmanın doğru bir şey olacağına inanan mark olaya balıklama atlar ve abisinden ayrılır. kazanılan dünya şampiyonluğunun da verdiği rehavet ve sarhoşlukla john du pont un sağladığı cömert hayat mark ı etkiler. aradan geçen zamanla kırk dönüm bostan yan gel yat osman durumuna dönüşür. zengin gururlu ve takıntılı john du pont bu durumu istemez ve mark ruffalo nun oynadığı abi güreşçi david i paraya boğarak kendi ekibinde çalışması için ikna eder ve getirtir. nice zaman sonra tam abimin boyunduruğundan kurtuldum üstelik bunu bana söyleyen de sendin du pont diyerek yeniden abisini karşısında gören mark du pont un kendisine değil de abisine daha çok güvendiğini fark edince duruma iyice sinirlenip basar gider. kendi çalışmalarını kendisi devam edeceğini söyleyerek foxcatcher takımından ayrılır. abi kardeş ilişkilerinin küçüklüklerinden beri anne baba ayrılığına da dayalı yıkılmaz bir bağ olduğu anlatıladursun mark david nerdeyse orayı terk etmeyi çözüm addeder.

olaylar du pont un istemediği doğrultuda geliştiği için david de gitmesin diye david in her dediğini yapan du pont david in isteği üzerine mark ın ayrılmış olmasına rağmen david foxcatcher takımında kalsın diye mark ın parasının ödemeye devam eder. kendi ekibiyle çalışan mark olimpiyat seçmeleri zamanı geldiğinde istenilen performanstan çok uzaktadır ve olimpiyat takımına son anda seçilir ancak olimpiyatlar da madalya kazanamaz ve bu durum john du pont u çok sinirlendirir. hayatı boyunca her şeyi elde etmeye alışmış emek vermenin ne demek olduğunu pek bilmeyen başarılarla anılan kibirli ve zengin du pont bu durumun nedenini david in sürekli kendi otoritesine karşı gelmesi olarak görür. olayların çözümünü kendince analiz ettiği dar bir çerçeveden düşünüp david i silahla vurur ve öldürür. cinayetten hüküm giyer ve ömrünün sonuna kadar hapis yatar. ne yaptım lan ben şeklinde yediği haltı düşünmek için 20 yıldan fazla bir zamanı olarak hapishanede ölür.

final sahnesinde mark bir güreşçinin en kötü kabusu olan kafes dövüşçüsüne dönüşmüş hayatını devam ettirmektedir.

filmde ne olursan ol ne kadar paran olursa olsun anne sevgisi her şeyin üzerindedir mesajı sürekli karşımıza çıkmaktadır.

ÖZET: BİZ BİZE YAŞARKEN GELDİK OYUNA ELLER KADİR KIYMET BİLMİYOR ANNE 

THE HATEFUL EiGHT - TARANTiNODAN BİR KANLI WESTERN DAHA

hateful eightthe hateful eight. nefretlik sekiz kişi. hepsi birbirinden deli kana susamış her durumu işine geldiği gibi yaşamaya alışkın 8 pişkin adam. bir de olayların merkezinde bir calamity jane.

açılış sırtındaki yük kendisine yetmezmiş gibi kar kütlesiyle de boğuşan bir isayla başlar. uzuuuuuun süre onu ve onun cidarından yaklaşmakta olan atlı arabayı izleriz. aklımıza nuri bilge ceylan ın uzuuuun süre bir adamın yürüyüşüyle açılan uzak filmi gelir.

zamanın ne olduğunun bir önemi yoktur ki bir siyah ve bir beyaz adam amerikada karşı karşıya geldiklerinde filmlerde ortaya çıkan silah muhakkak patlar durumu gibi bir gerginlik olmasın. filmde ki herkes zaten john rambo gibi tepeden tırnağa silah kuşanmışken bu durum daha da olası bir hal alır ve önce kim ölecek diye beklerken kendimizi bir sabır oyununun içinde buluruz.

kurt russelarabanın içinde uzun zamandır karşılaşmadığımız tango ve cash filminin cash i kurt russel yanında gözünde nedenini çok geçmeden öğrendiğimiz bir morlukla oturan calamity jane vardır. türünün son örneği durumunda filmde karşımıza çıkan çikolata renkli samuel jackson arabaya binmek için silahlarını bir kenara bırakmaya razı olur. soğuktan donmuş 3 ceseti arabanın tepesine nasıl yükledikleri belli olmayan bir süreçten sonra arkalarından kovalayan fırtınadan kaçarlarken kasabanın şerifi ile karşılaşıp onu da yanlarına alırlar.

hateful eightfırtınadan korunmak ısınmak ve beklemek için yol üstündeki bir mekanda konaklamaları gerekir. bütün film bu mekanda geçer gider ve biter. mekanın esas sahipleri ortadan kaybolmuş ve mekanda birbirinden farklı 4 adam bulunmaktadır ki samuel jackson mekanın işletmecilerinin de çikolata renkli olması vesilesiyle sahipleri tanımakta ve ortadan kaybolmalarının sorumlusu olarak mekandaki adamları görmektedir. filmde herkesin kelle avcısı olması suçlu addedilen kişileri yakalayarak geçimlerini sağlaması tarantino nun zincirsiz filmindeki almanı gözümüzün aramasına neden olur ama bu kez kadroya dahil olmamış. di caprio o filmle de oscar alamamıştı. neyse.

samuel jacksonsonradan öğrendiğimiz gerçeklerle birlikte mekandaki 4 kişi calamity jane i kurt russel ın elinden kurtarmak için bir tezgah hazırlamış ancak bir araba dolusu adamın gelebileceğini hesaplamamışlardır. samuel jackson mekandaki adamları sırayla avlarken tarantino filmlerinden alışkın olduğumuz ekstra kan temalı sahneler bize kırmızının tonlarını saçar. herkesin birbirini vurmaya çalıştığı ve son olarak samuel jackson şerif ve calamity jane in hayatta kaldığı dialoglar sürecine geçiş yapılır. kurt russel ın hayalini kurduğu gibi ölmesi gerektiğine kanaat getirdikleri calamity jane i tavandan asarak infaz ederler.

kölelik ırkçılık ve fırsatlar diyarı amerika konularına fazlasıyla dikkat çeken filmde ki kutsal amerikanın çok da kutsal olmadığı ortaya çıkar beyazların sevmediği çikolata renklilerin de meksikalıları sevmemesi ironiktir. her bireyin geçmişinde karşılaştığı davranışı geleceğine taşıdığını anlarız. amerikadaki kuzey güney savaşı ve lincoln vurguları aynı sorunların günümüzde de devam ettiğinin göstergeleri olarak karşımıza çıkar.

quentin tarantinodoksanlarda büyük keyif veren uzun sekanslar iç içe geçmiş konular ve sırasız film zevki ile kendi adını yukarılara taşımış tarantino nun kill bill de yaptığında olay budur tadında beğeni kazandırdığımız ama artık kabak tadı veren kendini tekrar etme durumuna düşmüş olması temcit pilavı gibi sürekli aynı mesajların olaylar dizisinin ve de karakterlerin önümüze koyulması tadı kaçırmış bardağı doldurmuş sabrı taşırmıştır. abartı mizahının kara mizah ile beslenmesi yeter de artar bir haldedir. yeni ufuklara yelken açılsındır artık.

ÖZET: YEDİĞİN HURMALAR GÜN GELİR TIRMALAR.